Karpal Tünel Sendromu Bir Meslek Hastalığı Mıdır? Hukuki Süreçler
Günümüzde el ve bilek ağrıları, özellikle masa başında çalışanlar veya tekrarlayıcı hareketler yapan kişiler arasında oldukça yaygın. Bu şikayetlerin en bilinen nedenlerinden biri de Karpal Tünel Sendromu (KTS). Peki, bu rahatsızlık sadece yaygın bir sağlık sorunu mu, yoksa çalışma koşullarıyla doğrudan ilişkili, hukuken tanınmış bir meslek hastalığı olarak kabul edilebilir mi? Bu sorunun cevabı, hem çalışanlar hem de işverenler için önemli hukuki ve finansal sonuçlar doğurabilir. Bu makalede, KTS'nin meslek hastalığı statüsünü, yasal dayanaklarını ve bu süreçte izlenmesi gereken hukuki süreçleri detaylı bir şekilde ele alacağız.
Karpal Tünel Sendromu Nedir?
Karpal Tünel Sendromu, el bileğinde bulunan ve başparmak, işaret parmağı, orta parmak ile yüzük parmağının yarısına duyu ve hareket sağlayan median sinirin sıkışması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Bilek kısmında, kemikler ve bağlar arasında yer alan dar bir geçit olan karpal tünel içinde sinirin baskı altında kalmasıyla gelişir. Belirtileri arasında parmaklarda uyuşma, karıncalanma, ağrı ve ilerleyen durumlarda el kaslarında güç kaybı yer alır. Özellikle geceleri artan ağrı ve uyuşma, tipik şikayetlerdendir. Uzun süreli tekrarlayıcı el ve bilek hareketleri, bileğin zorlayıcı pozisyonlarda kullanılması, titreşimli aletlerle çalışma gibi faktörler KTS riskini artırır.
Karpal Tünel Sendromu'nun Meslek Hastalığı Olarak Tanımı
Bir hastalığın 'meslek hastalığı' olarak kabul edilmesi, o hastalığın belirli bir mesleğin ifası sırasında veya niteliği gereği ortaya çıkması ve işin yürütüm koşulları nedeniyle oluşması veya ağırlaşması anlamına gelir. Türkiye'de meslek hastalıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yayımlanan 'Meslek Hastalıkları Listesi'nde belirtilen hastalıklar ve çalışma süreleri çerçevesinde değerlendirilir.
Karpal Tünel Sendromu, bu listede 'Diğer Meslek Hastalıkları' kategorisi altında veya ilgili gruplarda yer alabilen ve belirli koşullar altında meslek hastalığı olarak kabul edilebilen bir rahatsızlıktır. Özellikle el ve bileği zorlayan tekrarlayıcı hareketler gerektiren işlerde çalışan bireylerde görülen KTS, bu statüyü kazanabilir. Meslek hastalığı tanımına ve genel bilgilere Wikipedia'dan ulaşabilirsiniz.
Hangi İş Kollarında Risk Daha Yüksek?
KTS'nin meslek hastalığı olarak kabul edilme potansiyeli yüksek olan bazı iş kolları ve meslekler şunlardır:
- Bilgisayar operatörleri ve veri giriş elemanları
- Montaj hattı işçileri
- Paketleme ve ambalajlama yapanlar
- Kasaplar, balıkçılar
- Kuaförler ve berberler
- Müzisyenler
- Titreşimli aletlerle çalışan inşaat işçileri, fabrika çalışanları
- Uzun süreli araç kullanan şoförler
Bu mesleklerde, bileklerin sürekli bükülü, bükülü veya tekrarlayıcı hareketlere maruz kalması, sinir sıkışması riskini önemli ölçüde artırmaktadır.
Meslek Hastalığı Olarak Kabul Edilme Şartları
Karpal Tünel Sendromu'nun meslek hastalığı olarak tescil edilebilmesi için bazı temel şartlar aranır:
- Tıbbi Teşhis: Bir sağlık kuruluşu tarafından KTS teşhisinin konulmuş olması ve bu teşhisi destekleyen tıbbi delillerin (EMG/NCS testleri gibi) bulunması.
- İş-Hastalık İlişkisi (İlliyet Bağı): Hastalığın, yapılan işin niteliği veya çalışma ortamındaki koşullardan kaynaklandığının veya bu koşullar nedeniyle ağırlaştığının bilimsel olarak kanıtlanması.
- Maruziyet Süresi: Hastalığın oluşumuna neden olan işkolunda belirli bir süre çalışmış olmak. SGK mevzuatında her meslek hastalığı için belirlenen bir 'maruziyet süresi' vardır.
- Yükümlülük Süresi: İşten ayrıldıktan sonra belirli bir süre içinde hastalığın ortaya çıkması veya teşhis edilmesi. Bu süre, hastalığın niteliğine göre değişebilir.
Karpal Tünel Sendromu İçin Hukuki Süreçler
Karpal Tünel Sendromu'nun meslek hastalığı olarak kabul edilmesi durumunda, çalışanların bir dizi hukuki hakkı doğar. Bu süreçler karmaşık olabilir ve dikkatli adımlar gerektirir.
Teşhis ve Bildirim Süreci
Hastalığın teşhis edilmesiyle birlikte ilk adım, durumu resmi makamlara bildirmektir. İşçi, hastalığını fark ettiğinde derhal işverene ve bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Sağlık kuruluşu, KTS teşhisi konulduğunda ve bunun mesleki kökenli olabileceği düşünüldüğünde, durumu SGK'ya bildirmekle yükümlüdür. İşveren de, kendisine yapılan bildirim üzerine durumu 3 iş günü içinde SGK'ya bildirmek zorundadır. Aksi takdirde idari para cezaları ile karşılaşabilir.
Meslek Hastalığı Tespit ve Tescil Süreci
SGK, yapılan bildirim üzerine gerekli incelemeleri başlatır. Bu süreçte işçinin çalıştığı işyerinin koşulları, yapılan işin niteliği ve tıbbi kayıtlar detaylı bir şekilde araştırılır. Gerekirse işçi, SGK'nın yetkilendirdiği tam teşekküllü hastanelerdeki sağlık kurullarına sevk edilerek 'meslek hastalığı' raporu alması istenir. Bu raporlar, illiyet bağının kurulmasında kritik öneme sahiptir. Rapora itiraz edilmesi durumunda ise dosya, Yüksek Sağlık Kurulu'na sevk edilir ve nihai karar bu kurul tarafından verilir. Karpal Tünel Sendromu hakkında daha detaylı bilgiye Wikipedia'dan ulaşılabilir.
İş Göremezlik ve Tazminat Hakları
Karpal Tünel Sendromu meslek hastalığı olarak tescil edildiğinde, çalışan aşağıdaki haklara sahip olabilir:
- Geçici İş Göremezlik Ödeneği: Tedavi süresince iş göremez durumda olan işçiye SGK tarafından ödenir.
- Sürekli İş Göremezlik Geliri: Hastalığın kalıcı bir iş gücü kaybına yol açması halinde, SGK tarafından belirlenen oranda iş gücü kaybına göre ödenen gelirdir.
- Maddi ve Manevi Tazminat Davaları: İşverenlerin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması, ergonomik düzenlemeler yapmaması veya çalışma koşullarını iyileştirmemesi nedeniyle KTS'ye yakalanan işçiler, işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilirler. Bu davalarda, işverenin kusurlu olduğu kanıtlandığında, işçinin uğradığı zararların (tedavi giderleri, gelir kaybı, çektiği acılar) tazmini talep edilir.
Avukatlık Desteğinin Önemi
Meslek hastalığı tespiti ve tazminat davaları, hukuksal bilgi ve deneyim gerektiren karmaşık süreçlerdir. Bu nedenle, bir işçi avukatından veya sosyal güvenlik hukuku konusunda uzman bir avukattan destek almak, sürecin doğru yönetilmesi, hak kayıplarının önlenmesi ve maksimum faydanın sağlanması açısından büyük önem taşır. Avukatınız, gerekli evrakları toplamanızda, SGK ile iletişimi sağlamanızda ve dava süreçlerinde sizi temsil etmede yardımcı olacaktır.
İşverenlerin Yükümlülükleri ve Önleyici Tedbirler
İşverenlerin, çalışanlarını meslek hastalıklarından koruma yükümlülükleri vardır. KTS gibi rahatsızlıkların önlenmesi için şu tedbirler alınabilir:
- Risk Değerlendirmesi: İşyerinde KTS'ye neden olabilecek risk faktörlerinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi.
- Ergonomik Düzenlemeler: Çalışma ortamlarının ve ekipmanlarının (klavye, fare, masa, sandalye) ergonomik prensiplere uygun hale getirilmesi.
- İş Rotasyonu ve Molalar: Tekrarlayıcı hareket gerektiren işlerde çalışanlar için düzenli ve yeterli molalar verilmesi, iş rotasyonu ile farklı kas gruplarını kullanma imkanı sunulması.
- Eğitimler: Çalışanlara doğru duruş, çalışma teknikleri ve KTS belirtileri hakkında eğitimler verilmesi.
- Sağlık Gözetimi: Risk altındaki çalışanların periyodik sağlık kontrollerinin yapılması ve erken teşhis imkanlarının sağlanması.
Sonuç
Karpal Tünel Sendromu, belirli çalışma koşulları altında bir meslek hastalığı olarak kabul edilebilir ve bu durum, çalışana ciddi hukuki haklar tanır. Erken teşhis, doğru bildirim ve etkili bir hukuki süreç yönetimi, hem çalışanın sağlığını koruması hem de mağduriyetini gidermesi açısından hayati öneme sahiptir. İşverenlerin ise iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirerek önleyici tedbirler alması, hem yasal sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlar hem de sağlıklı ve verimli bir çalışma ortamı oluşturur. Bu nedenle, KTS şüphesi taşıyan her çalışanın, haklarını bilerek bilinçli adımlar atması ve gerektiğinde uzman hukuki destek alması şiddetle tavsiye edilir.