İşteBuDoktor İndir

Hipotiroidi (Tiroid Bezi Tembelliği)

Hipotiroidinin en belirgin klinik bulguları arasında yorgunluk, halsizlik, kilo alma, saç dökülmesi ve hafıza zayıflığı yer alır. Tiroid hormonlarının yetersiz salgılanması sonucu oluşan bu durum, değişik şiddetlerde kendini gösterebilir; hafif subklinik hipotiroididen ağır hipotiroidiye kadar çeşitli formlar söz konusu olabilir. Bu hormon eksikliğinin başlıca nedeni, otoimmün bir hastalık olan “Hashimoto tiroiditi”dir. Otoimmün süreç, tiroid fonksiyonlarını yavaşça azalttığından, normal hormon seviyelerinin korunması için TSH artışıyla birlikte bir dengeleme dönemi yaşanır.

Otoimmün hipotiroidinin yıllık insidansı, her 1000 kadında 4 ve her 1000 erkekte 1 olarak kaydedilmiştir. Subklinik hipotiroidi ise kadınların %6-8’i ve erkeklerin %3’ünde görülmektedir. Yaş ilerledikçe, her iki cins için de hipotiroidi sıklığı artış gösterir. TSH seviyesinin yüksek, serbest T4 düzeyinin normal veya düşük, anti-TPO/anti-TG antikorlarının yüksek olması durumunda Hashimoto tiroiditi düşünülmelidir. Otoimmün hastalıklarda olduğu gibi, genetik ve çevresel faktörler birleşerek bu duruma yatkınlık oluşturur; kardeşler, anne-baba ve akrabalar arasında riskin arttığı gözlemlenmektedir.

Hipotiroidinin Klinik Bulguları

Hipotiroidinin başlıca belirtileri yorgunluk, halsizlik, kilo alma, saç dökülmesi ve hafıza sorunlarıdır. Bazı hastalarda ciltte kuruma, üşüme hissi ve kabızlık gibi ek belirtiler de görülebilir. El, ayak ve yüzde şişlikler, yani ödem, sıkça rastlanan bulgular arasındadır. Hastalığın başlangıcı genellikle yavaş ilerler; bazı bireylerde tiroid bezi büyüyebilir, bu durumda bez düzensiz ve sert bir yapıya sahip olabilir. Karoten birikimine bağlı olarak, ciltte sarımsı bir solukluk meydana gelebilir. Saçlar ise kuru, kırılgan ve kolayca dökülür.

İştah kaybına rağmen kilo alımı, vücutta sıvı birikiminden kaynaklanmaktadır. Tedavi edilmediğinde, kalp atışları yavaşlar ve perikardiyal effüzyon gelişebilir. Orta kulakta sıvı birikimi nedeniyle iletim tipi sağırlık yaşanabilir. Fizik muayene sırasında tendon reflekslerinde yavaşlama gözlemlenirken, el bileklerinde ağrılı karpal tünel sendromu görülebilir. İlerlemiş hipotiroidi durumlarında ise kısık ses, dilde büyüme ve konuşma zorluğu gibi belirtiler ortaya çıkabilir.

Otoimmün hipotiroidi, vitiligo, pernisiyöz anemi, Addison hastalığı, alopesi areata ve tip 1 diyabet gibi diğer otoimmün hastalıklarla birlikte görülebilir. Ayrıca, hipotiroidi sıklıkla demir eksikliği anemisi ve yüksek kolesterol ile de ilişkilidir. Hashimoto tiroiditinde tiroid ultrasonografi bulguları, artmış vaskülarite, azalmış ekojenite ve heterojen yapı ile birlikte psödonodüler görünüm sergileyebilir.

Hipotiroidi, iyot eksikliği, tiroid bezi cerrahisi sonrası veya radyoaktif iyot tedavisi sonrasında da gelişebilir. Tiroid bezinin tamamen cerrahi olarak alınması durumunda mutlak hipotiroidi meydana gelirken, subtotal tiroidektomi sonrası gelişen hafif hipotiroidi, bez kalıntılarının artan TSH ile uyarılması sonucunda birkaç ay içinde düzelme gösterebilir. Amiodaron gibi kalp ritmi düzenleyici ilaçlar ve lityum gibi bazı antipsikotik ilaçlar da hipotiroidi gelişimine yol açabilir.

Hipotiroidi Tedavisi

Hipotiroidi tedavisi, tanı konduktan sonra oldukça basit bir yöntemle gerçekleştirilir. Vücudun ihtiyacı olan tiroid hormonu “levotiroksin” formunda, hastaya günde bir kez, sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce verilir. Tiroid hormon replasmanı yeterli seviyeye ulaştığında ve TSH düzeyleri stabil hale geldiğinde, tedavi takibi genellikle yılda bir veya iki kez yapılması yeterli olmaktadır.