Fazla Parmak (Polidaktili) Çeşitleri Nelerdir? El ve Ayakta Görülen Farklı Tipleri
İnsan vücudu, bazen beklenmedik sürprizlerle dolu olabilir. Bu sürprizlerden biri de fazla parmak, tıbbi adıyla Polidaktili'dir. Doğumda görülen bu gelişimsel anomali, hem ellerde hem de ayaklarda ekstra bir parmağın veya parmak benzeri bir çıkıntının bulunması durumudur. Peki, bu durum sadece tek bir tipte mi kendini gösterir, yoksa farklı çeşitleri var mıdır? Bu makalede, Polidaktili'nin karmaşık dünyasına dalacak, el ve ayakta görülen farklı tiplerini ayrıntılarıyla inceleyecek ve bu durum hakkında merak edilenleri aydınlatacağız.
Polidaktili Nedir? Genel Bir Bakış
Polidaktili, kelime anlamıyla Yunanca 'çok' (poly) ve 'parmak' (dactylos) kelimelerinden türemiştir. Bu durum, genellikle genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan ve her 1.000 canlı doğumda yaklaşık 1-2 oranında görülebilen bir konjenital anomalidir. Fazla parmaklar, tam gelişmiş bir parmak yapısından, sadece bir deri veya tırnak çıkıntısına kadar farklı şekillerde olabilir. Genellikle tek bir elde veya ayakta görülse de, nadiren her iki ekstremitede de rastlanabilir. Polidaktili hakkında daha detaylı bilgi için Wikipedia Polidaktili sayfasına göz atabilirsiniz.
Fazla Parmak (Polidaktili) Çeşitleri: Ana Sınıflandırma
Polidaktili, anatomik konumuna göre üç ana kategoriye ayrılır. Bu sınıflandırma, hem teşhis hem de tedavi planlaması için büyük önem taşır:
- Preaksiyel Polidaktili: El veya ayakta başparmak/başparmak tarafında (radyal veya tibial taraf) fazla parmak olması.
- Postaksiyel Polidaktili: El veya ayakta serçe parmak/serçe parmak tarafında (ulnar veya fibular taraf) fazla parmak olması.
- Merkezi Polidaktili: El veya ayakta orta parmaklarda (işaret, orta veya yüzük parmağı) fazla parmak olması.
Preaksiyel Polidaktili: Başparmak veya Başparmak Tarafındaki Fazlalıklar
Bu tip polidaktili, genellikle başparmakta veya onun yakınında fazladan bir parmak bulunmasıyla karakterizedir. Beyaz ırkta postaksiyel polidaktiliden daha yaygın görülebilir. Preaksiyel polidaktili kendi içinde de alt tiplere ayrılır:
Wassel Sınıflandırması ile El Başparmak Polidaktilisi
- Tip I: Bifid Distal Falanks (Çatallı Uç Boğum): Başparmağın en uçtaki boğumunun ikiye ayrılması.
- Tip II: Duplike Distal Falanks (Çift Uç Boğum): Uç boğumun tamamen iki ayrı boğum olarak oluşması.
- Tip III: Bifid Proksimal Falanks (Çatallı Orta Boğum): Başparmağın orta boğumunun ikiye ayrılması.
- Tip IV: Duplike Proksimal Falanks (Çift Orta Boğum): Orta boğumun tamamen iki ayrı boğum olarak oluşması. En sık görülen tiptir.
- Tip V: Bifid Metakarpal (Çatallı El Tarağı Kemiği): Başparmağın metakarpal kemiğinin (el tarağı kemiği) ikiye ayrılması.
- Tip VI: Duplike Metakarpal (Çift El Tarağı Kemiği): Metakarpal kemiğin tamamen iki ayrı kemik olarak oluşması.
- Tip VII: Triphalangeal Başparmak (Üç Boğumlu Başparmak): Başparmağın normalden farklı olarak üç boğumlu olması ve yanında bir fazlalık bulunması.
Ayakta Görülen Preaksiyel Polidaktili (Tibial Polidaktili)
Ayaklarda başparmak tarafında (ayak başparmağı yakınında) görülen fazla parmak durumudur. El polidaktilisine benzer şekilde farklı gelişimsel düzeylerde olabilir.
Postaksiyel Polidaktili: Serçe Parmak Tarafındaki Fazlalıklar
Bu, Afrika kökenli popülasyonlarda en sık görülen polidaktili türüdür. El veya ayakta serçe parmak tarafında (ulnar veya fibular taraf) fazladan bir parmak veya çıkıntı bulunmasıyla tanımlanır. Postaksiyel polidaktili de iki ana tipe ayrılır:
Tip A ve Tip B Postaksiyel Polidaktili
- Tip A: Tam gelişmiş, kemik içeren ve genellikle işlevsel bir eklem yapısına sahip fazla parmaktır. Bu tip parmaklar genellikle cerrahi müdahale gerektirir.
- Tip B: Daha çok bir deri ve yumuşak doku çıkıntısı şeklinde olan, kemik veya eklem içermeyen fazla parmaktır. Genellikle ince bir sapla ele veya ayağa bağlıdır. Kolayca bağlanarak düşürülebilir veya cerrahi olarak çıkarılabilir.
Bu tür polidaktili hakkında daha fazla bilgi ve tedavi seçenekleri için bir ortopedi veya plastik cerrahi uzmanından görüş almak önemlidir. Örneğin, bazı sağlık portalları ve üniversite hastaneleri bu konuda detaylı makaleler sunmaktadır. (Örn: Sağlık Bakanlığı Polidaktili Bilgisi - bu link örnek amaçlıdır.)
Merkezi Polidaktili: Orta Parmaklarda Görülen Fazlalıklar
Merkezi polidaktili, preaksiyel ve postaksiyel tiplere göre çok daha nadirdir. El veya ayakta işaret, orta veya yüzük parmağında fazladan bir parmak bulunması durumudur. Genellikle syndactyly (parmak yapışıklığı) ile birlikte görülür ve bu da cerrahi müdahaleyi daha karmaşık hale getirebilir.
El ve Ayakta Merkezi Polidaktili Özellikleri
- Genellikle tam gelişmiş bir parmak yapısı yerine, parmakların arasında veya yanında rudimenter (ilkel) bir çıkıntı şeklinde kendini gösterebilir.
- Fonksiyonel açıdan sorunlara yol açabileceği için genellikle cerrahi düzeltme gerektirebilir.
- Estetik kaygıların yanı sıra, kavrama veya yürüme gibi işlevsel sorunları da beraberinde getirebilir.
Polidaktili Teşhisi ve Tedavisi
Polidaktili genellikle doğumdan hemen sonra fiziksel muayene ile teşhis edilir. Bazı durumlarda, gebelik sırasında yapılan ultrasonografi ile de tespit edilebilir. Tanı konulduktan sonra, fazla parmağın tipi, kemik yapısı ve diğer anatomik özelliklerini belirlemek için röntgen çekilmesi önemlidir. Tedavi genellikle cerrahidir ve fazla parmağın çıkarılmasını içerir. Cerrahi zamanlaması ve tekniği, polidaktilinin tipine, parmağın gelişim düzeyine ve çocuğun yaşına bağlı olarak değişir. Amaç, hem estetik hem de fonksiyonel olarak mümkün olan en iyi sonucu elde etmektir.
Sonuç
Fazla parmak (Polidaktili), farklı çeşitleri ve anatomik görünümleri olan bir gelişimsel anomalidir. El ve ayakta görülen farklı tipleri olan preaksiyel, postaksiyel ve merkezi polidaktili, her biri kendine özgü özelliklere ve tedavi yaklaşımlarına sahiptir. Bu durumu anlamak, hem ebeveynler hem de sağlık profesyonelleri için önemlidir. Modern tıp sayesinde, polidaktili olan bireylerin büyük çoğunluğu başarılı cerrahi müdahalelerle normal veya normale yakın bir el/ayak fonksiyonuna kavuşabilmektedir. Unutulmamalıdır ki, her bireyin durumu farklıdır ve en doğru teşhis ve tedavi planı için mutlaka uzman bir hekime başvurulmalıdır.