İşteBuDoktor Logo İndir

Üreterovezikal Darlık: Nedenleri, Belirtileri ve Kapsamlı Tedavi Yaklaşımları

Üreterovezikal Darlık: Nedenleri, Belirtileri ve Kapsamlı Tedavi Yaklaşımları

Üriner sistemin kritik bir bölümünü etkileyen üreterovezikal darlık (ÜVD), böbreklerden mesaneye idrar taşıyan üreterlerin mesaneye bağlandığı noktada oluşan bir tıkanıklıktır. Bu durum, idrar akışını engeller ve zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Böbreklerde idrar birikmesine (hidronefroz) neden olarak böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Erken tanı ve doğru tedavi yaklaşımları, bu darlığın ilerlemesini durdurmak ve potansiyel komplikasyonları önlemek için hayati öneme sahiptir. Bu makalede, Üreterovezikal Darlığın nedenleri, ortaya çıkan belirtileri ve güncel kapsamlı tedavi yaklaşımlarını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Üreterovezikal Darlık (ÜVD) Nedir?

Üreterovezikal darlık, genellikle doğuştan gelen ancak nadiren sonradan da gelişebilen bir ürolojik rahatsızlıktır. Üreterlerin mesaneye girdiği kısımda (üreterovezikal bileşke) daralma veya tıkanıklık meydana gelmesiyle karakterizedir. Bu darlık, böbreklerden mesaneye idrarın serbestçe akmasını engeller. Sonuç olarak, idrar böbrekte geri birikmeye başlar, bu duruma hidronefroz denir. Hidronefroz, uzun vadede böbrek hasarına ve hatta böbrek yetmezliğine yol açabilir. ÜVD, bebeklik ve çocukluk çağında en sık görülen ürolojik anomalilerden biridir ve bu nedenle çocuk ürolojisi pratiğinde önemli bir yer tutar.

Üreterovezikal Darlığın Nedenleri

Üreterovezikal darlığın ortaya çıkmasında çeşitli faktörler rol oynar. Genellikle doğumsal bir durum olsa da, bazı vakalarda sonradan da gelişebilir.

Doğuştan Gelen Nedenler (Konjenital ÜVD)

  • Anormal Üreter Gelişimi: Anne karnındaki fetal gelişim sırasında üreterovezikal bileşkenin normalden dar veya anormal açıyla gelişmesi.
  • İç Valvüler Yapılar: Bileşke bölgesinde idrar akışını engelleyen küçük, kapakçık benzeri oluşumların varlığı.
  • Aşırı Fibrotik Doku: Üreterin mesaneye girdiği noktada normalden daha fazla bağ dokusunun bulunması, bu bölgenin esnekliğini kaybetmesine ve daralmasına neden olur.

Sonradan Gelişen Nedenler (Edinsel ÜVD)

  • Geçirilmiş Cerrahi Girişimler: Pelvis veya mesane bölgesinde yapılan ameliyatlar (özellikle jinekolojik veya rektal cerrahiler) sonrasında üretere zarar verilmesi veya skar dokusu oluşumu.
  • Taş Hastalığı: Üreterin bu bölgesinde sıkışan böbrek taşları, uzun süreli tahriş veya enfeksiyon sonucu darlığa yol açabilir.
  • Enfeksiyonlar: Tekrarlayan veya şiddetli idrar yolu enfeksiyonları, üreterovezikal bileşkede iltihaplanma ve skar oluşumuna neden olabilir.
  • Tümörler: Mesane veya yakındaki organlarda gelişen tümörler, üreterovezikal bileşkeye bası yaparak darlığa sebep olabilir.
  • Radyasyon Terapisi: Pelvis bölgesine uygulanan radyasyon tedavisi, çevredeki dokularda fibrozis (skarlaşma) oluşturarak darlığa yol açabilir.

Üreterovezikal Darlık Belirtileri

Üreterovezikal darlık, şiddetine ve etkilediği böbreğe bağlı olarak çeşitli belirtilerle kendini gösterebilir. Bu belirtiler, bebeklerden yetişkinlere kadar farklı yaş gruplarında farklı şekillerde ortaya çıkabilir.

Bebek ve Çocuklarda Görülen Belirtiler

  • Karın veya Yan Ağrısı: Özellikle beslenme sonrası veya idrar dolu mesaneyle artan huzursuzluk ve ağrı.
  • İdrar Yolu Enfeksiyonları (İYE): Ateş, titreme, kusma, iştahsızlık gibi belirtilerle kendini gösteren tekrarlayan İYE'ler.
  • Gelişme Geriliği: Kronik böbrek yetmezliğinin bir sonucu olarak büyüme ve kilo alımında yetersizlik.
  • Kusma ve İshal: İYE'lere eşlik edebilir veya hidronefrozun dolaylı bir belirtisi olabilir.

Yetişkinlerde Görülen Belirtiler

  • Yan veya Bel Ağrısı: Künt, sürekli veya aralıklı olabilen, darlığın olduğu tarafta hissedilen ağrı. Fiziksel aktiviteyle veya çok sıvı alımıyla artabilir.
  • Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonları: Sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma, kötü kokulu idrar, ateş ve titreme gibi semptomlarla.
  • Hematüri (İdrarda Kan): Mikroskobik (gözle görülmeyen) veya makroskobik (gözle görülebilen) kanama.
  • Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon): Böbrek hasarına bağlı olarak gelişebilir.
  • Böbrek Fonksiyonlarında Azalma: Yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, şişlik gibi böbrek yetmezliği belirtileri.

Tanı Yöntemleri

Üreterovezikal darlığın teşhisi, genellikle bir dizi görüntüleme ve fonksiyonel testlerle konur. Tanı süreci, hastanın yaşına ve belirtilerine göre değişebilir.

  • Prenatal Ultrasonografi: Bebek doğmadan önce darlık tespit edilebilir.
  • Böbrek ve Mesane Ultrasonografisi: Böbreklerdeki hidronefrozu ve üreterdeki genişlemeyi gösterir.
  • İntravenöz Piyelografi (İVP): Damar yoluyla verilen kontrast madde ile böbreklerin, üreterlerin ve mesanenin görüntülenmesini sağlar.
  • Voiding Sistoüretrografi (VSUG): Mesaneye kateter yoluyla verilen kontrast madde ile idrar yapma sırasında mesaneden üretere geri kaçış (vezikoüreteral reflü) olup olmadığını kontrol eder.
  • Diüretikli Renogram (MAG3 Scan): Böbreklerin idrarı ne kadar iyi süzdüğünü ve üreterden mesaneye ne kadar hızlı aktığını değerlendirir. Darlığın fonksiyonel şiddetini belirlemede önemlidir.
  • Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Daha detaylı anatomik bilgi sağlayabilir.
  • Üreteroskopik İnceleme: Gerekirse üreterin içine endoskopla girilerek darlığın doğrudan incelenmesi.

Kapsamlı Tedavi Yaklaşımları

Üreterovezikal darlık tedavisi, darlığın derecesine, hastanın yaşına, belirtilerin şiddetine ve böbrek fonksiyonlarının durumuna göre planlanır. Tedavi genellikle konservatif izlemden cerrahi müdahaleye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu konuda genel bir bakış için, Acıbadem Sağlık Grubu gibi güvenilir sağlık kuruluşlarının sağlık rehberleri faydalı bilgiler sunabilir.

1. Konservatif Yaklaşım (Takip)

Hafif derecede darlığı olan ve böbrek fonksiyonları etkilenmemiş, semptom göstermeyen hastalarda tercih edilebilir. Bu durumda düzenli ultrasonografi ve idrar tahlilleri ile durumun seyri izlenir. Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda, darlığın kendiliğinden düzelme ihtimali bulunduğundan bu yaklaşım benimsenebilir.

2. Endoskopik Tedavi Yöntemleri

Minimal invaziv seçeneklerdir ve belirli durumlarda kullanılabilir:

  • Balon Dilatasyonu: Üretere girilen ince bir kateterin ucundaki balon şişirilerek darlık genişletilir.
  • Endoskopik İnsizyon: Kamera yardımıyla üretere girilerek darlık yapan bölge küçük bir kesi ile açılır.
  • Stent Yerleştirme: Darlığın açılmasını sağlamak ve açık kalmasını sürdürmek için üretere geçici olarak bir stent (tüp) yerleştirilebilir.

3. Cerrahi Tedavi (Üreteroneosistostomi)

Daha ciddi darlıklarda, böbrek fonksiyonlarının etkilendiği durumlarda veya konservatif ya da endoskopik tedavinin başarısız olduğu vakalarda cerrahi müdahale gereklidir. Bu operasyona üreteroneosistostomi denir.

Cerrahi Yöntemler:

  • Açık Cerrahi: Geleneksel olarak karın bölgesinden yapılan bir kesi ile üreterin daralmış kısmı çıkarılır ve üreter mesaneye yeniden bağlanır.
  • Laparoskopik Cerrahi: Küçük kesilerden kamera ve ince cerrahi aletler kullanılarak yapılan kapalı ameliyattır. Daha az ağrı, daha kısa iyileşme süresi sunar.
  • Robot Yardımlı Laparoskopik Cerrahi: Laparoskopik cerrahinin bir üst düzeyidir. Cerrah, bir konsoldan robot kolları aracılığıyla ameliyatı gerçekleştirir. Bu yöntem, daha yüksek hassasiyet ve daha iyi görüş sağlayarak kompleks vakalarda avantaj sağlayabilir.

Ameliyat sonrası dönemde idrarın düzgün akışını sağlamak için üretere geçici bir stent veya drenaj tüpü yerleştirilebilir. İyileşme süreci, uygulanan yönteme göre değişir ve düzenli takip gerektirir.

Sonuç

Üreterovezikal darlık, erken tanı ve uygun tedavi yaklaşımları ile başarılı bir şekilde yönetilebilen ciddi bir ürolojik durumdur. Nedenleri genellikle doğuştan gelse de, edinsel faktörler de rol oynayabilir. Belirtileri yaşa göre farklılık gösterse de, böbrek ağrısı, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve böbrek fonksiyon bozuklukları en yaygın işaretlerdir. Modern tıbbın sunduğu geniş tanı ve tedavi seçenekleri sayesinde, ÜVD'li hastaların büyük çoğunluğu sağlıklı ve normal bir yaşam sürdürebilmektedir. Unutmayın ki, şüphe durumunda bir üroloji uzmanına başvurmak ve kişiye özel bir tedavi planı oluşturmak en doğru adımdır.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri