İşteBuDoktor Logo İndir

Sakrospinöz Fiksasyon (SSF) Kimlere Uygulanır? Ameliyat Öncesi Değerlendirme ve Kontrendikasyonlar

Sakrospinöz Fiksasyon (SSF) Kimlere Uygulanır? Ameliyat Öncesi Değerlendirme ve Kontrendikasyonlar

Pelvik organ sarkması, kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Bu durum, özellikle vajinal kubbe sarkması gibi ileri evrelerde, cerrahi müdahale gerektirebilir. Sakrospinöz fiksasyon (SSF), bu tür sarkmaların tedavisinde sıkça başvurulan, etkili bir cerrahi yöntemdir. Ancak, her cerrahi işlem gibi, SSF de doğru hasta seçimi, detaylı ameliyat öncesi değerlendirme ve belirli kontrendikasyonlar göz önünde bulundurularak planlanmalıdır. Bu makalede, SSF'nin kimlere uygulanır sorusuna yanıt arayacak, hastaların ameliyat öncesinde hangi kriterlere göre değerlendirildiğini ve bu işlemin hangi durumlarda önerilmediğini kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz.

Sakrospinöz Fiksasyon (SSF) Nedir? Kısa Bir Bakış

Sakrospinöz fiksasyon (SSF), pelvik organ sarkması, özellikle de vajinal kubbe sarkması (histerektomi sonrası vajinanın tepesinin sarkması) veya uterin sarkmasının tedavisinde uygulanan bir cerrahi prosedürdür. Bu teknikte, vajinal kubbe, sakrospinöz ligaman adı verilen pelviste bulunan güçlü bir bağa kalıcı olarak askılanır. Bu sayede sarkan vajinal yapı tekrar anatomik yerine getirilerek desteklenir ve hastanın semptomları (basınç hissi, idrar veya dışkılama güçlüğü) giderilir. SSF, hem açık cerrahi hem de laparoskopik/robotik yöntemlerle yapılabilen, oldukça başarılı bir cerrahi seçenektir.

Sakrospinöz Fiksasyon Kimlere Uygulanır? Uygun Hasta Profili

SSF ameliyatı, her pelvik organ sarkması olan hastaya rastgele uygulanmaz. Cerrahi kararı, hastanın genel sağlık durumu, sarkmanın tipi ve derecesi, semptomların şiddeti ve önceki tedavi geçmişi gibi birçok faktör değerlendirilerek verilir. İşte SSF için uygun hasta profili:

Vajinal Kubbe Sarkması (Vault Prolapse)

SSF'nin en sık uygulandığı durum, özellikle daha önce histerektomi geçirmiş ve vajinanın tepe noktasının sarkması ile karakterize olan vajinal kubbe sarkmasıdır. Bu sarkma tipinde, vajinanın üst kısmı pelvis dışına doğru sarkar ve ciddi rahatsızlığa neden olur.

Uterin Sarkması (Uterine Prolapse)

Rahimin sarkması durumunda, eğer hasta rahmin korunmasını istemiyorsa veya başka nedenlerle rahim alınacaksa, SSF uterin sarkmanın tedavisinde de kullanılabilir. Genellikle, rahim korunmak isteniyorsa farklı cerrahi teknikler tercih edilebilir.

Diğer Pelvik Organ Sarkmaları ile Birlikte

Sıklıkla vajinal kubbe sarkması ile birlikte mesane sarkması (sistosel) veya rektum sarkması (rektosel) gibi diğer pelvik organ sarkmaları da görülebilir. SSF, bu durumlarda genellikle diğer rekonstrüktif cerrahilerle (örneğin anterior veya posterior kolporafi) birlikte kombine edilerek daha bütünsel bir çözüm sunar.

Önceki Başarısız Tedaviler

Daha önce pessary kullanımı gibi konservatif tedavilerin veya diğer cerrahi girişimlerin (örneğin vajinal yoldan yapılan diğer askılamalar) başarısız olduğu veya nüks ettiği hastalarda SSF güçlü bir seçenek olarak değerlendirilir.

Hastanın Yaşı ve Genel Sağlık Durumu

Cerrahiye karar verilirken hastanın genel anesteziyi kaldırabilecek sağlık durumunda olması önemlidir. Genç ve aktif hastalarda uzun vadeli başarı beklentisi yüksekken, daha yaşlı hastalarda risk-fayda dengesi iyi değerlendirilmelidir.

SSF Ameliyatı Öncesi Detaylı Değerlendirme Süreci

Sakrospinöz fiksasyon ameliyatına karar verilmeden önce, hastanın durumunun kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gereklidir. Bu süreç, ameliyatın başarısı ve olası komplikasyonların önlenmesi için kritik öneme sahiptir.

Fiziksel Muayene ve Tıbbi Öykü

Hastanın detaylı tıbbi öyküsü alınır, geçirilmiş ameliyatlar, kronik hastalıklar ve kullandığı ilaçlar sorgulanır. Pelvik organ prolapsusu hakkında genel bilgi için Wikipedia'daki pelvik organ sarkması sayfasını inceleyebilirsiniz. Fiziksel muayenede, özellikle vajinal muayene ile sarkmanın derecesi, tipi (sistosel, rektosel, enteresel, uterin veya vajinal kubbe sarkması) ve eşlik eden diğer sorunlar (örneğin stres üriner inkontinans) değerlendirilir.

Ürodinamik Testler

Eğer hastanın idrar kaçırma şikayetleri varsa veya sarkmanın düzeltilmesi sonrası gizli idrar kaçırma (okült stres inkontinans) riski düşünülüyorsa, ürodinamik testler yapılabilir. Bu testler, mesane fonksiyonunu değerlendirerek uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesine yardımcı olur.

Görüntüleme Yöntemleri

Genellikle rutin olmasa da, bazı karmaşık durumlarda ultrasonografi, MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) gibi görüntüleme yöntemleri pelvik anatominin daha detaylı incelenmesi için istenebilir.

Hastanın Beklentileri ve Bilgilendirilmesi

Hasta, ameliyatın potansiyel faydaları, riskleri, başarı oranları ve iyileşme süreci hakkında detaylı olarak bilgilendirilmeli ve gerçekçi beklentilere sahip olması sağlanmalıdır. Pelvik organ sarkmasının cerrahi yönetimi hakkında bilimsel kaynaklara göz atılabilir.

Anestezi Konsültasyonu

Ameliyat öncesi, hastanın genel anesteziye uygunluğu anestezi uzmanı tarafından değerlendirilir. Kronik hastalıkları olan hastaların durumu, ameliyat riskini minimize etmek için optimize edilmelidir.

Sakrospinöz Fiksasyon İçin Kontrendikasyonlar

Her ne kadar SSF etkili bir yöntem olsa da, bazı durumlarda bu ameliyat uygun olmayabilir veya riskleri faydalarından daha ağır basabilir.

Mutlak Kontrendikasyonlar

  • Akut Enfeksiyonlar: Pelvik bölgede aktif bir enfeksiyon varlığı (vajinit, sistit vb.) ameliyat öncesi tedavi edilmelidir.
  • Kontrol Altına Alınmamış Sistemik Hastalıklar: Ciddi, kontrolsüz kalp rahatsızlıkları, solunum yetmezliği, diyabetin kontrol altında olmaması gibi durumlar ameliyatın ertelenmesine veya iptaline neden olabilir.
  • Ciddi Pıhtılaşma Bozuklukları: Kanama riski yüksek olan pıhtılaşma bozuklukları, cerrahiyi çok riskli hale getirir.
  • Ciddi Vajinal Atrofi: Şiddetli vajinal atrofi, dokuların zayıflamasına yol açarak ameliyat başarısını düşürebilir. Bu durumda öncelikle östrojen tedavisi ile vajinal dokuların güçlendirilmesi gerekebilir.
  • Aktif Kanser Tedavisi: Kemoterapi veya radyoterapi gibi aktif kanser tedavisi gören hastalarda cerrahi genellikle ertelenir.

Rölatif Kontrendikasyonlar

  • Obezite: Şiddetli obezite, cerrahi süresince ve sonrasında komplikasyon riskini (enfeksiyon, yara iyileşmesi sorunları) artırabilir.
  • Sigara Kullanımı: Sigara, yara iyileşmesini olumsuz etkiler ve anestezi riskini artırır. Ameliyat öncesi sigarayı bırakmak önerilir.
  • Kontrolsüz Diyabet: Kan şekerinin yüksek olması enfeksiyon ve yara iyileşmesi sorunları riskini artırır.
  • Genel Sağlık Durumu: Hastanın cerrahi strese dayanma kapasitesinin düşük olması veya başka major cerrahi risk faktörlerinin bulunması.
  • Alternatif Tedaviler: Daha az invaziv tedavi seçeneklerinin (örneğin pessary, pelvik taban egzersizleri) henüz denenmemiş olması veya hasta için uygun olabileceği durumlarda, cerrahi son çare olarak düşünülmelidir.

Sonuç

Sakrospinöz fiksasyon (SSF), pelvik organ sarkması, özellikle vajinal kubbe sarkması olan kadınlar için etkili ve güvenilir bir cerrahi çözümdür. Ancak, bu işlemin başarısı ve hasta memnuniyeti büyük ölçüde doğru hasta seçimi, detaylı bir ameliyat öncesi değerlendirme ve mevcut kontrendikasyonların dikkatle ele alınmasına bağlıdır. Her hastanın durumu bireyseldir ve tedavi planı, hastanın özel ihtiyaçları, yaşam tarzı ve beklentileri göz önünde bulundurularak multidisipliner bir yaklaşımla belirlenmelidir. Bu sayede, hastalar en uygun ve güvenli tedaviye ulaşarak yaşam kalitelerini artırabilirler.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri