İşteBuDoktor Logo İndir

Polidaktili (Fazla Parmak): Kapsamlı Rehber – Nedenleri, Tanısı ve Güncel Tedavi Yöntemleri

Polidaktili (Fazla Parmak): Kapsamlı Rehber – Nedenleri, Tanısı ve Güncel Tedavi Yöntemleri

Doğum kusurları arasında yaygın görülen durumlardan biri olan polidaktili, halk arasında fazla parmak olarak da bilinir. Bu durum, el veya ayaklarda normalden daha fazla parmak bulunması halidir. Genellikle zararsız bir anomali olmakla birlikte, estetik kaygılar veya fonksiyonel zorluklar yaratabilir. Polidaktili, bazen tek başına ortaya çıkarken, bazen de genetik bir sendromun parçası olarak görülebilir. Bu kapsamlı rehberde, polidaktilinin nedenleri, tanısı ve güncel tedavi yöntemleri hakkında detaylı bilgilere ulaşacak, bu durumu anlamanıza yardımcı olacak temel bilgileri edineceksiniz.

Polidaktili Nedir? Fazla Parmak Anomalisini Anlamak

Polidaktili, Latince'de “çok” anlamına gelen “poly” ve “parmak” anlamına gelen “dactylos” kelimelerinin birleşiminden türemiştir. Bu durum, el veya ayaklarda fazladan bir ya da daha fazla parmak gelişmesiyle karakterizedir. Ekstra parmak, çoğu zaman küçük ve işlevsiz bir deri parçası şeklinde olabilirken, bazen de tam gelişmiş kemik, kıkırdak, kas, sinir ve damar yapısına sahip olabilir. Polidaktili, genellikle genetik bir yatkınlığa bağlı olarak ortaya çıkar ve dünya genelinde yaklaşık her 500-1000 canlı doğumda bir görüldüğü tahmin edilmektedir. Wikipedia'ya göre, polidaktili farklı tiplere ayrılır: preaksiyel (başparmak veya ayak başparmağı tarafında), postaksiyel (serçe parmak veya ayak serçe parmağı tarafında) ve santral (orta parmaklar arasında).

Polidaktili Nedenleri: Genetik ve Çevresel Faktörler

Polidaktilinin temelinde yatan nedenler genellikle genetiktir, ancak bazı çevresel faktörler de rol oynayabilir. Bu durumun oluşumunda karmaşık bir etkileşim söz konusudur.

Genetik Yatkınlık ve Kalıtım Desenleri

Polidaktili vakalarının çoğu, otozomal dominant kalıtım yoluyla nesilden nesile aktarılır. Bu, ebeveynlerden birinde polidaktili geni bulunuyorsa, çocuğun bu durumu geliştirme olasılığının %50 olduğu anlamına gelir. Bazı durumlarda ise polidaktili, Bardet-Biedl Sendromu, Rubinstein-Taybi Sendromu veya Ellis-van Creveld Sendromu gibi daha karmaşık genetik sendromların bir parçası olarak ortaya çıkabilir. Bu sendromlar, fazla parmağın yanı sıra kalp rahatsızlıkları, öğrenme güçlükleri veya diğer iskelet anomalileri gibi ek sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilir.

Çevresel Faktörlerin Rolü

Nadir durumlarda, polidaktili genetik bir yatkınlık olmaksızın da gelişebilir. Gebelik sırasında annenin belirli ilaçlara maruz kalması (örneğin, antiepileptik ilaçlar) veya çevresel toksinlerle temas etmesi, fetüsün gelişimini etkileyerek parmak anomalilerine yol açabilir. Ancak, çoğu polidaktili vakasında belirli bir çevresel tetikleyici tanımlanamamaktadır ve genellikle genetik eğilim ön plandadır.

Polidaktili Tanısı Nasıl Konulur?

Polidaktili tanısı, doğum öncesi veya sonrası dönemde konulabilir. Erken tanı, ailelerin tedavi seçenekleri hakkında bilinçli kararlar almasına yardımcı olur.

Doğum Öncesi Tanı: Ultrasonografi

Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde yapılan detaylı ultrasonografi muayeneleri sırasında, fetüsün el ve ayaklarında fazla parmak oluşumu fark edilebilir. Ancak, küçük veya tam gelişmemiş ek parmaklar ultrasonla her zaman net bir şekilde görülemeyebilir. Ultrason bulguları şüphe uyandırdığında, genetik danışmanlık veya daha ileri tanı testleri önerilebilir.

Doğum Sonrası Tanı: Fiziksel Muayene ve Görüntüleme

Çoğu polidaktili vakası doğumdan hemen sonra yapılan fiziksel muayene ile kolayca teşhis edilir. Doktor, fazla parmağın yapısını (cilt uzantısı, kemik içeren), konumunu ve hareket kabiliyetini değerlendirir. Tanıyı kesinleştirmek ve altta yatan kemik yapısını incelemek için röntgen çekilmesi zorunludur. Röntgen, fazla parmağın normal iskelet yapısıyla bağlantısını ve kemikleşme derecesini göstererek cerrahi planlamaya yardımcı olur.

Polidaktili Tedavi Yöntemleri: Cerrahi ve Cerrahi Olmayan Yaklaşımlar

Polidaktilinin tedavisi, fazla parmağın türüne, boyutuna, konumuna ve içerdiği yapılara bağlı olarak değişiklik gösterir. Tedavinin temel amacı, hem estetik görünümü düzeltmek hem de el veya ayağın fonksiyonunu optimize etmektir.

Cerrahi Tedavi: Amaç ve Yöntemler

Polidaktili için en yaygın ve etkili tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Ameliyatın zamanlaması, genellikle bebeklik veya erken çocukluk döneminde, çocuğun genel sağlık durumu ve parmağın yapısına göre belirlenir. Cerrahinin amaçları şunlardır:

  • Fonksiyonel İyileşme: El veya ayağın normal kavrama, yürüme gibi işlevlerini geliştirmek.
  • Estetik Düzeltme: Çocuğun gelecekteki psikolojik gelişimini olumsuz etkileyebilecek estetik kaygıları gidermek.
  • Komplikasyonları Önleme: Ek parmağın giysilere takılmasını veya yaralanmasını önlemek.

Cerrahi teknikler, fazla parmağın karmaşıklığına göre değişebilir. Basit cilt uzantıları için minimal invaziv eksizyon yeterliyken, tam gelişmiş kemik yapısına sahip parmaklar için daha kompleks rekonstrüktif cerrahi gerekebilir. Ameliyat sonrası dönemde, genellikle bandaj veya alçı uygulaması yapılır ve iyileşme sürecini desteklemek amacıyla fizik tedavi önerilebilir. Acıbadem Sağlık Grubu'nun belirttiği gibi, cerrahi kararı, detaylı değerlendirme sonrası çocuk cerrahisi veya ortopedi uzmanları tarafından verilmelidir.

Cerrahi Olmayan Yaklaşımlar ve Takip

Çok küçük, sadece cilt uzantısı şeklinde olan ve kemik yapısı içermeyen fazla parmaklar için bazen cerrahi dışı yöntemler de düşünülebilir. Örneğin, fazla parmağın tabanına bir bağlama ipi (ligatür) uygulanarak kan akışı kesilebilir ve parmağın kendiliğinden düşmesi sağlanabilir. Ancak bu yöntem, sadece belirli ve basit vakalarda uygulanır ve bir sağlık uzmanı tarafından yapılmalıdır. Cerrahi sonrası dönemde, özellikle daha karmaşık vakalarda, el veya ayak fonksiyonlarını optimize etmek için ergoterapi veya fizik tedavi gibi cerrahi olmayan yaklaşımlar büyük önem taşır.

Polidaktili ile Yaşamak: Destek ve Beklentiler

Polidaktili teşhisi konulan çocuklar ve aileleri için uygun destek ve bilgilendirme hayati önem taşır. Çoğu cerrahi müdahale sonrasında, çocuklar normal el veya ayak fonksiyonlarına kavuşur ve sosyal, fiziksel gelişimlerinde herhangi bir aksaklık yaşamazlar. Ailelerin, çocuklarının durumunu anlamaları, tedavi sürecine aktif katılımları ve gerektiğinde psikolojik destek almaları, bu sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılmasına yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki, erken tanı ve uygun tedavi ile polidaktili, çocuğun yaşam kalitesi üzerinde kalıcı olumsuz bir etki bırakmadan yönetilebilir bir durumdur.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri