OARS Teknikleri Nelerdir? Motivasyonel Görüşmede Açık Uçlu Sorular ve Yansıtıcı Dinleme
Motivasyonel görüşme, bireylerin değişim motivasyonlarını ortaya çıkarmayı ve güçlendirmeyi hedefleyen, danışan merkezli, yönlendirici olmayan bir danışmanlık yaklaşımıdır. Bu güçlü yaklaşımın temelini oluşturan ve terapistlere yol gösteren bir dizi beceri seti bulunur: İşte karşınızda OARS teknikleri. Bu teknikler, motivasyonel görüşme sürecinde danışanla derin bir bağ kurmak, onların içsel kaynaklarını keşfetmek ve değişime yönelik kendi argümanlarını dile getirmelerini sağlamak için vazgeçilmezdir. Özellikle açık uçlu sorular sormak ve yansıtıcı dinleme becerilerini kullanmak, danışanın kendini güvende hissederek düşüncelerini ve duygularını özgürce ifade etmesini sağlar. Gelin, OARS tekniklerinin her bir bileşenini detaylıca inceleyelim ve bu becerilerin değişim sürecine nasıl katkıda bulunduğunu keşfedelim.
Motivasyonel Görüşme ve OARS Tekniklerinin Temelleri
Motivasyonel Görüşme (MG), genellikle bağımlılık, kilo yönetimi, kronik hastalık yönetimi gibi alanlarda, bireylerin zorlayıcı davranışları değiştirmelerine yardımcı olmak amacıyla geliştirilmiş etkili bir iletişim stilidir. MG'nin temel amacı, danışanın değişim ambivalansını (ikilemini) çözmesine yardımcı olmak ve değişim konuşmasını teşvik etmektir. OARS teknikleri – Açık Uçlu Sorular (Open-ended Questions), Onaylamalar (Affirmations), Yansıtıcı Dinleme (Reflective Listening) ve Özetlemeler (Summaries) – bu sürecin yapı taşlarıdır. Bu teknikler, danışanı dinleme, anlama ve değişim motivasyonunu harekete geçirme becerilerini geliştirir.
OARS Tekniklerinin Bileşenleri ve Uygulamaları
1. Açık Uçlu Sorular (Open-ended Questions)
Açık uçlu sorular, "evet" veya "hayır" gibi tek kelimelik yanıtlarla değil, daha detaylı açıklamalarla cevaplanmayı gerektiren sorulardır. Bu sorular, danışanın kendi düşüncelerini, duygularını ve perspektiflerini genişleterek ifade etmesini teşvik eder. Amacı, daha fazla bilgi toplamak, danışanın bakış açısını anlamak ve keşfetmektir.
- Neden Önemli? Danışanın iç dünyasını açığa çıkarır, düşüncelerini derinlemesine incelemesine olanak tanır ve terapist-danışan ilişkisini güçlendirir.
- Örnekler:
- "Bu değişiklikleri yapma konusunda seni endişelendiren nedir?"
- "Neden bu konuda bir değişiklik yapmayı düşünüyorsun?"
- "Geçmişte benzer durumlarla nasıl başa çıktın?"
2. Onaylamalar (Affirmations)
Onaylamalar, danışanın güçlerini, çabalarını ve başarılarını fark edip ifade etmektir. Bu, danışanın kendine olan inancını artırır, öz-yeterlilik duygusunu pekiştirir ve değişim sürecine olan bağlılığını güçlendirir. Onaylamalar, samimi ve spesifik olmalıdır.
- Neden Önemli? Danışanın moralini yükseltir, direnci azaltır ve pozitif bir atmosfer yaratır.
- Örnekler:
- "Bu zorluğun üstesinden gelmek için gösterdiğin çaba takdire şayan."
- "Geçmişte birçok engelin üstesinden gelmeyi başardığını görüyorum, bu senin ne kadar dirençli olduğunu gösteriyor."
- "Bugün buraya gelmen bile değişim isteğinin güçlü bir göstergesi."
3. Yansıtıcı Dinleme (Reflective Listening)
Yansıtıcı dinleme, danışanın söylediklerini anlamaya odaklanmak ve bu anlayışı kendi kelimelerinizle geri yansıtmaktır. Bu, danışanın duyulduğunu ve anlaşıldığını hissetmesini sağlar, aynı zamanda terapistin danışanı doğru anladığından emin olmasına yardımcı olur. Yansıtıcı dinleme, basit veya karmaşık olabilir.
- Neden Önemli? Empatiyi gösterir, yanlış anlamaları önler, danışanın kendi söylediklerini farklı bir açıdan duymasını sağlar ve değişime yönelik konuşmayı teşvik eder.
- Örnekler:
- Basit Yansıtma: "Yani, bu durum seni biraz yoruyor gibi görünüyor." (Danışanın söylediği şeyi farklı kelimelerle ifade etmek)
- Karmaşık Yansıtma: "Bir yandan bu değişikliği yapmanın zor olacağını düşünüyorsun, diğer yandan ise uzun vadede bunun sana iyi geleceğine inanıyorsun." (Danışanın hem dile getirdiği hem de ima ettiği duyguyu veya çelişkiyi yansıtmak)
4. Özetlemeler (Summaries)
Özetlemeler, görüşmenin belirli bir bölümünde veya sonunda danışanın ifade ettiği anahtar noktaları, fikirleri ve duyguları bir araya getirerek sunmaktır. Bu, danışanın kendi düşüncelerini organize etmesine yardımcı olur, önemli noktaları vurgular ve görüşmeye yeni bir yön vermeden önce bir duraklama noktası sağlar.
- Neden Önemli? Danışana duyulduğunu ve anlaşıldığını hissettirir, görüşmenin ilerlemesini kolaylaştırır, danışanın değişim konuşmasını pekiştirir ve yeni konulara geçiş için zemin hazırlar.
- Örnekler:
- "Şimdiye kadar konuştuğumuzda, bu değişikliği yapmanın faydalarını ve karşılaştığın zorlukları anlattın. Ayrıca geçmişte benzer durumlarla nasıl başa çıktığından da bahsettin."
- "Bir yandan bu konuda bir şeyler yapmak istediğini, diğer yandan ise bunun getireceği belirsizlikten çekindiğini duyuyorum. Tüm bunları doğru mu anladım?"
OARS Tekniklerini Etkili Kullanmanın İpuçları
OARS teknikleri, teorik bilgi kadar pratik deneyim de gerektirir. Bu becerileri etkili bir şekilde kullanmak için şunları göz önünde bulundurmak önemlidir:
- Empati ve Merak: Danışanın deneyimlerine karşı içten bir merak duyun ve onların dünyasını anlamaya çalışın.
- Tarafsızlık: Yargılayıcı olmayan bir duruş sergileyin. Danışanın kendi çözümlerini bulmasına izin verin.
- Pratik: Bu becerileri düzenli olarak kullanarak kendinizi geliştirin. Başlangıçta mekanik gelse de zamanla daha doğal hale gelecektir.
- Danışan Merkezlilik: Daima danışanın gündemini takip edin ve onun ihtiyaçlarına odaklanın. OARS gibi yapılandırılmış teknikler bile danışanla doğal bir etkileşim içinde kullanılmalıdır.
Sonuç
OARS teknikleri, motivasyonel görüşmenin kalbinde yer alan ve bireylerin değişime giden yolda kendi içsel motivasyonlarını keşfetmelerini sağlayan güçlü bir iletişim aracıdır. Açık uçlu sorularla kapıları aralamak, onaylamalarla güven inşa etmek, yansıtıcı dinlemeyle derin bir anlayış sunmak ve özetlemelerle süreci pekiştirmek; bu dört bileşen bir araya geldiğinde danışanların kendi potansiyellerini fark etmelerine ve sürdürülebilir değişimler yapmalarına yardımcı olur. Bir uzmanın doğal ve insani bir yaklaşımla bu teknikleri uygulaması, danışanların değişim yolculuklarında kendilerini desteklenmiş ve güçlenmiş hissetmelerini sağlar. Unutmayın, değişim konuşması danışanın kendisinden geldiğinde, o değişim çok daha kalıcı ve anlamlı olacaktır.