İşteBuDoktor Logo İndir

Mide Fıtığı (Hiatal Herni) Ameliyatı: Belirtiler, Tanı ve İyileşme Süreci

Mide Fıtığı (Hiatal Herni) Ameliyatı: Belirtiler, Tanı ve İyileşme Süreci

Mide fıtığı, tıbbi adıyla hiatal herni, midenin bir kısmının diyaframdaki normal açıklıktan (hiatus) yukarı, göğüs boşluğuna doğru kaymasıyla oluşan yaygın bir sağlık durumudur. Bu durum, özellikle kronik reflü şikayetleriyle kendini gösterebilir ve bazı durumlarda hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Bu kapsamlı makalede, mide fıtığı ameliyatının (fundoplikasyon) ne zaman gerekli olduğunu, başlıca belirtilerini, doğru tanıyı koyma yöntemlerini ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini detaylı bir şekilde ele alacağız. Amacımız, bu karmaşık konuda net ve anlaşılır bilgiler sunarak, hastaların ve yakınlarının doğru kararlar almasına yardımcı olmaktır.

Mide Fıtığı (Hiatal Herni) Nedir?

Diyafram, göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kaslı bir yapıdır. Yemek borusu (özofagus), diyaframdaki bir delikten (hiatus) geçerek mideye bağlanır. Mide fıtığı, midenin üst kısmının bu hiatus açıklığından yukarı doğru, göğüs boşluğuna doğru itilmesiyle meydana gelir. Genellikle yaşla birlikte diyafram kaslarının zayıflaması, karın içi basıncın artması (kronik öksürük, kabızlık, ağır kaldırma, gebelik gibi) veya genetik yatkınlık gibi faktörler bu duruma zemin hazırlayabilir. İki ana tipi vardır: Kayıcı (sliding) hiatal herni, midenin üst kısmının hiatus'tan girip çıkmasıyla oluşur ve en sık görülen tiptir. Paraözofageal (rolling) hiatal herni ise midenin bir kısmının yemek borusunun yanından yukarı doğru kaymasıyla oluşur ve daha nadir olmakla birlikte, boğulma riski nedeniyle daha ciddi kabul edilir.

Mide Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Mide fıtığı olan herkesde belirti görülmeyebilir ve bazı kişilerde hiçbir şikayet olmadan yıllarca yaşayabilirler. Ancak fıtık büyüdükçe veya mide asidi yemek borusuna geri kaçtıkça (gastroözofageal reflü hastalığı - GÖRH), çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir. En yaygın mide fıtığı belirtileri şunlardır:

  • Mide Ekşimesi ve Yanması (Heartburn): Özellikle yemek sonrası veya uzanırken kötüleşen göğüs kemiğinin arkasında hissedilen yanma hissi.
  • Regürjitasyon (Geri Kaçma): Mide içeriğinin ağıza geri gelmesi.
  • Yutma Güçlüğü (Disfaji): Yiyeceklerin yemek borusundan geçişinde zorlanma.
  • Göğüs Ağrısı: Kalp kriziyle karıştırılabilecek, baskılayıcı veya yanıcı bir ağrı.
  • Hıçkırık Nöbetleri: Sık ve uzun süreli hıçkırıklar.
  • Nefes Darlığı: Özellikle büyük fıtıklarda, midenin akciğerlere baskı yapması nedeniyle ortaya çıkabilir.
  • Geğirme ve Şişkinlik: Karın bölgesinde rahatsızlık hissi.
  • Ağızda Acı Tat: Mide asidinin yemek borusundan ağıza ulaşması sonucu.

Tanı Yöntemleri: Mide Fıtığı Nasıl Teşhis Edilir?

Mide fıtığı tanısı, genellikle hastanın şikayetleri ve fiziksel muayenenin ardından çeşitli görüntüleme ve endoskopik testlerle konulur. Doğru tanı, en uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için hayati önem taşır. Başlıca tanı yöntemleri şunlardır:

  • Üst Gastrointestinal Endoskopi: Ağızdan ince, ucunda kamera olan bir tüp (endoskop) ile yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı incelenir. Fıtığın varlığı, boyutu ve reflüye bağlı hasarlar doğrudan gözlemlenebilir. Daha fazla bilgi için Acıbadem Sağlık Rehberi'nin Mide Fıtığı sayfasını inceleyebilirsiniz.
  • Baryumlu Grafi (Röntgen): Hastaya baryum içeren bir sıvı içirildikten sonra çekilen röntgen filmleriyle yemek borusu ve midenin yapısı ve fıtığın varlığı değerlendirilir.
  • Yemek Borusu Manometrisi: Yemek borusundaki kasılmaların gücünü ve koordinasyonunu ölçerek yutma fonksiyonundaki bozuklukları tespit eder.
  • 24 Saatlik pH Monitörizasyonu: Yemek borusuna yerleştirilen küçük bir prob ile 24 saat boyunca asit geri kaçışının sıklığı ve şiddeti ölçülür. Bu test, GÖRH'nin tanısında oldukça etkilidir.

Mide Fıtığı Ameliyatı Ne Zaman Gerekli Olur?

Mide fıtığı tedavisinde ilk yaklaşım genellikle yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisidir. Ancak bazı durumlarda mide fıtığı ameliyatı kaçınılmaz hale gelebilir:

  • İlaç tedavisine ve yaşam tarzı değişikliklerine rağmen geçmeyen, şiddetli ve yaşam kalitesini düşüren reflü semptomları.
  • Özofajit (yemek borusu iltihabı), darlık (striktür) veya Barrett özofagusu gibi ciddi komplikasyonların gelişmesi.
  • Paraözofageal fıtıklarda fıtığın boğulma (strangülasyon) riski veya mideye kan akışının kesilmesi riski.
  • Fıtık nedeniyle kronik kan kaybı ve anemi gelişimi.

Cerrahiye karar verirken hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve diğer tıbbi durumları da göz önünde bulundurulur. Mide fıtığı hakkında daha fazla genel bilgiye Wikipedia'dan ulaşabilirsiniz.

Mide Fıtığı Ameliyatı (Fundoplikasyon) Nasıl Yapılır?

Mide fıtığı ameliyatı genellikle fundoplikasyon adı verilen bir yöntemle yapılır. Bu ameliyatın temel amacı, mide fıtığını onarmak ve reflüyü önlemek için midenin üst kısmını (fundus) yemek borusunun etrafına sararak bir manşet oluşturmaktır. Çoğunlukla laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirilir, bu da daha küçük kesiler, daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme sağlar.

Laparoskopik Fundoplikasyon

Genel anestezi altında yapılan bu yöntemde, karın bölgesine küçük birkaç kesi yapılır. Bu kesilerden trokarlar (küçük borular) yerleştirilir ve karın boşluğu karbondioksit gazıyla şişirilerek çalışma alanı oluşturulur. Bir kamera ve özel cerrahi aletler bu trokarlar aracılığıyla içeri sokulur. Cerrah, karnı bir monitörden izleyerek şu adımları uygular:

  1. Mide fıtığı karın boşluğuna indirilir.
  2. Genişlemiş olan diyafram açıklığı (hiatus) dikilerek daraltılır.
  3. Midenin fundus adı verilen üst kısmı, yemek borusunun etrafına 360 derece (Nissen fundoplikasyonu) veya kısmi olarak (Toupet, Dor fundoplikasyonu) sarılarak bir manşet oluşturulur. Bu manşet, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasını engelleyen bir kapak görevi görür.

Açık cerrahi ise nadiren, daha karmaşık veya önceki ameliyatlardan kaynaklanan durumlarda tercih edilebilir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mide fıtığı ameliyatı iyileşme süreci, laparoskopik yöntemde genellikle daha hızlı ve konforludur. Ancak yine de belirli bir dönemi kapsayan dikkatli bir takip ve yaşam tarzı değişiklikleri gereklidir.

Hastanede Kalış ve İlk Günler

Laparoskopik ameliyat sonrası genellikle 1-3 gün hastanede kalış yeterlidir. İlk günlerde ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilen hafif ağrılar hissedilebilir. Yürüyüş gibi hafif fiziksel aktiviteler, kan dolaşımını artırmak ve komplikasyon riskini azaltmak için teşvik edilir.

Beslenme Düzeni

Ameliyat sonrası beslenme, iyileşme sürecinin kritik bir parçasıdır. İlk birkaç gün genellikle berrak sıvılarla başlanır, ardından püre ve yumuşak gıdalara geçilir. Yutma güçlüğü (disfaji) ilk haftalarda görülebilir, bu normaldir ve zamanla düzelir. Gaz yapıcı yiyeceklerden, kafeinli ve asitli içeceklerden kaçınılması önerilir. Küçük ve sık öğünler tercih edilmeli, yemekler iyi çiğnenmelidir. Doktorunuzun veya diyetisyeninizin vereceği beslenme planına harfiyen uymak önemlidir.

Fiziksel Aktivite ve İstirahat

Ameliyat sonrası ilk 4-6 hafta ağır kaldırmaktan ve karın kaslarını zorlayacak aktivitelerden kaçınılmalıdır. Hafif yürüyüşler faydalı olsa da, yorucu egzersizlere ara verilmelidir. Tamamen iyileşme ve normal aktivitelere dönüş genellikle 4-8 hafta sürebilir.

Potansiyel Komplikasyonlar ve Takip

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, mide fıtığı ameliyatının da potansiyel riskleri vardır. Bunlar enfeksiyon, kanama, yutma güçlüğü (disfaji), gaz şişkinliği sendromu (gaz çıkarma zorluğu) ve nadiren fıtığın tekrarlamasıdır. Ameliyat sonrası düzenli doktor kontrolleri, iyileşmenin seyrini takip etmek ve olası komplikasyonlara erken müdahale etmek için çok önemlidir.

Uzun Dönem Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Ameliyat sonrası kalıcı başarı için bazı yaşam tarzı değişiklikleri önerilir: ideal kiloyu korumak, sigarayı bırakmak, alkol tüketimini sınırlamak ve reflüyü tetikleyen yiyeceklerden (yağlı, baharatlı, asitli gıdalar) kaçınmak, ameliyatın uzun vadeli başarısını destekleyecektir.

Mide Fıtığı Ameliyatının Riskleri ve Avantajları

Mide fıtığı ameliyatının, herhangi bir cerrahi işlem gibi riskleri bulunsa da, doğru endikasyonlarla yapıldığında hastalar için önemli avantajlar sunar.

Riskler:

  • Enfeksiyon ve kanama
  • Yutma güçlüğü (geçici veya nadiren kalıcı)
  • Gaz şişkinliği sendromu (gas bloat syndrome)
  • Vagus siniri hasarı
  • Fıtığın tekrarlaması (nadir)

Avantajlar:

  • Reflü semptomlarında belirgin azalma veya tamamen kaybolma
  • Yaşam kalitesinde önemli artış
  • Özofajit ve diğer ciddi komplikasyonların önlenmesi
  • GÖRH ilaçlarına olan bağımlılığın azalması veya ortadan kalkması

Mide fıtığı ameliyatı, özellikle ilaç tedavisine yanıt vermeyen veya ciddi komplikasyon riski taşıyan hastalar için etkili ve uzun süreli bir çözüm sunabilir. Ancak her hasta özeldir ve cerrahi karar, uzman bir hekim tarafından detaylı bir değerlendirme sonucunda verilmelidir.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri