İşteBuDoktor Logo İndir

İşyerindeki Kanserojen Kimyasallar: Maruziyet Riski ve Koruyucu Önlemler Nelerdir?

İşyerindeki Kanserojen Kimyasallar: Maruziyet Riski ve Koruyucu Önlemler Nelerdir?

Modern iş hayatının getirdiği üretim süreçleri ve kullanılan hammaddeler, maalesef bazen çalışanlar için ciddi sağlık riskleri taşıyabilir. Bu risklerin başında işyerindeki kanserojen kimyasallar gelmektedir. Çalışma ortamında farkında olmadan maruz kalınan bu maddeler, uzun vadede telafisi güç sağlık sorunlarına, özellikle de çeşitli kanser türlerine yol açabilir. Bu nedenle, işyerinde kanserojen kimyasallara maruziyet riskini doğru anlamak ve buna karşı etkili koruyucu önlemler almak, hem çalışan sağlığı hem de iş güvenliği açısından hayati önem taşımaktadır. Peki, bu tehlikeli kimyasallar nelerdir, hangi riskleri barındırır ve onlardan nasıl korunabiliriz? Gelin, bu önemli konuyu detaylıca inceleyelim.

Kanserojen Kimyasal Nedir ve İşyerinde Neden Önemlidir?

Kanserojen, canlı doku ve hücrelerde kansere neden olma potansiyeli taşıyan madde veya ajanlara verilen genel isimdir. İşyerleri, üretim süreçleri, temizlik faaliyetleri, inşaat veya araştırma gibi birçok farklı alanda bu tür kimyasallarla yoğun bir etkileşime girilen ortamlardır. Endüstriyel alanda kullanılan birçok madde, potansiyel kanserojen özelliklere sahiptir ve çalışanların sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturur. Bu kimyasalların havaya karışması, cilt teması veya sindirim yoluyla vücuda alınması, uzun süreli ve tekrarlayan maruziyetlerde kanser gelişimini tetikleyebilir. Kanserojen maddeler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Wikipedia'daki kanserojen tanımına göz atabilirsiniz.

Başlıca Kanserojen Kimyasal Türleri

  • Asbest: İnşaat ve yalıtım sektöründe geçmişte yaygın olarak kullanılan, ancak günümüzde kullanımı yasaklanmış olmasına rağmen eski binalarda hala risk oluşturan lifli bir mineraldir. Akciğer kanseri ve mezotelyoma ile doğrudan ilişkilidir.
  • Benzen: Petrokimya, boya, plastik ve kauçuk üretiminde kullanılan bir çözücüdür. Lösemi başta olmak üzere kan kanseri riskini artırır.
  • Formaldehit: Yapıştırıcılar, reçineler, dezenfektanlar ve ahşap ürünlerde bulunur. Nazofarenks kanseri ve lösemi ile ilişkilendirilmiştir.
  • Krom ve Nikel Bileşikleri: Metal işleme, kaynak ve kaplama işlemlerinde rastlanan bu maddeler, akciğer ve burun boşluğu kanserlerine yol açabilir.
  • Vinil Klorür: PVC üretiminde kullanılan bir gazdır. Karaciğer anjiosarkomu riskini artırır.

İşyerindeki Maruziyet Riski ve Yolları

Kanserojen kimyasallara maruz kalmak, genellikle birden fazla yolla gerçekleşebilir. Bu yolların başında solunum, cilt teması ve sindirim gelir. Havalandırmanın yetersiz olduğu veya kimyasal buharların, tozların yoğun olduğu ortamlarda solunum yoluyla maruziyet sıkça görülür. Koruyucu ekipman kullanılmadığında veya kimyasallarla doğrudan temas edildiğinde cilt yoluyla emilim de önemli bir risktir. Gıda veya el-ağız teması yoluyla sindirim ise daha nadir ancak göz ardı edilmemesi gereken bir maruziyet yoludur.

Maruziyetin Sağlık Üzerindeki Etkileri

Kanserojen kimyasallara maruz kalmanın etkileri hemen ortaya çıkmayabilir; genellikle uzun yıllar süren latent bir dönemin ardından kendini gösterir. Bu durum, teşhisi ve neden-sonuç ilişkisini kurmayı zorlaştırabilir. Akciğer kanseri, mesane kanseri, lösemi, lenfoma ve mezotelyoma gibi çeşitli kanser türleri, işyerindeki kanserojen madde maruziyetiyle doğrudan ilişkilendirilmiştir. Ayrıca, kanser dışı kronik solunum yolu hastalıkları, alerjiler ve üreme sistemi bozuklukları da bu tür maruziyetlerin potansiyel sonuçları arasındadır.

Kanserojen Kimyasallara Karşı Koruyucu Önlemler

İşyerinde kanserojen kimyasallara karşı alınacak önlemler, "risk hiyerarşisi" prensibine göre planlanmalı ve uygulanmalıdır. En etkili önlemlerden daha az etkili olanlara doğru bir sıralama izlenir.

Mühendislik Kontrolleri

Mühendislik kontrolleri, maruziyeti kaynağında ortadan kaldırmayı veya azaltmayı hedefler:

  • Kaynakta İkame: Mümkünse, kanserojen özelliği olan kimyasal yerine daha az tehlikeli veya tehlikesiz bir alternatif kullanmak.
  • Kapalı Sistemler: Kimyasalların üretim veya kullanım sürecinde tamamen kapalı sistemlerde muhafaza edilmesi ve çalışanlarla temasının kesilmesi.
  • Genel ve Lokal Havalandırma: Çalışma ortamındaki kirli havayı dışarı atmak ve temiz hava ile değiştirmek için etkili havalandırma sistemleri kurmak. Özellikle kimyasalın yayıldığı noktadan direkt emiş yapan lokal egzoz sistemleri (LEV) büyük önem taşır.
  • Proses Değişiklikleri: Daha az kimyasal yayan veya kimyasalla teması minimize eden üretim yöntemleri kullanmak.

İdari Kontroller

İdari kontroller, çalışma şekillerini ve prosedürleri düzenleyerek riski yönetmeyi amaçlar:

  • Eğitim ve Bilgilendirme: Tüm çalışanlara, özellikle kanserojen kimyasallarla temas edenlere, riskler, güvenli çalışma yöntemleri, acil durum prosedürleri ve KKD kullanımı hakkında düzenli ve kapsamlı eğitimler vermek.
  • Çalışma Prosedürleri: Kimyasallarla güvenli çalışma talimatları, depolama ve atık yönetimi prosedürleri oluşturmak ve bunlara uyulmasını sağlamak.
  • Çalışma Süresi Sınırlamaları: Yüksek riskli alanlarda çalışma sürelerini kısıtlayarak maruziyet dozunu azaltmak.
  • Uyarı İşaretleri: Riskli alanları belirten açık ve anlaşılır uyarı işaretleri yerleştirmek.

Kişisel Koruyucu Donanımlar (KKD)

Mühendislik ve idari kontrollerin yetersiz kaldığı veya destekleyici olarak kullanıldığı durumlarda KKD devreye girer:

  • Solunum Koruyucular: Kimyasalın türüne ve yoğunluğuna uygun, filtreli maskeler veya solunum cihazları.
  • Cilt Koruyucular: Kimyasallara dayanıklı eldivenler, önlükler, tulumlar ve özel koruyucu giysiler.
  • Göz ve Yüz Koruyucular: Sıçrama ve buhar riskine karşı koruyucu gözlükler veya yüz siperleri.

KKD seçimi, kullanımı ve bakımı konusunda titiz davranılmalı, düzenli kontrol ve değişimleri yapılmalıdır. İşyerlerinde kimyasallarla ilgili yasal yükümlülükler ve alınması gereken önlemler hakkında detaylı bilgiyi Kimyasal Maddelerle Çalışmalarda Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik'ten edinebilirsiniz.

Risk Değerlendirmesi ve İzleme

Kanserojen kimyasallara maruziyetin önlenmesinde sürekli bir risk değerlendirmesi ve izleme süreci esastır. İşverenler, potansiyel tehlikeleri belirlemeli, riskleri değerlendirmeli ve bu risklere karşı önleyici tedbirleri düzenli olarak gözden geçirmelidir. Ortam ölçümleri ve biyolojik izleme, maruziyet düzeylerini kontrol altında tutmak için kritik araçlardır.

Sağlık Gözetimi ve Periyodik Kontroller

Kanserojen kimyasallarla çalışan personelin periyodik sağlık kontrolleri, olası sağlık sorunlarının erken teşhisi için büyük önem taşır. Bu kontroller, maruziyetin vücut üzerindeki etkilerini izlemeye ve gerekli tıbbi müdahaleleri zamanında yapmaya olanak tanır. İş yeri hekimi, bu süreçte aktif rol alarak çalışanların sağlık takibini yapar.

Sonuç olarak, işyerindeki kanserojen kimyasallar ciddi bir tehlike arz etse de, doğru bilgi, etkili koruyucu önlemler ve sürekli bir takip mekanizması ile maruziyet riski minimize edilebilir. İşverenlerin yasal ve etik sorumlulukları, çalışanların ise bilinçli ve dikkatli davranmaları bu mücadelenin temel taşlarıdır. Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı, her çalışanın hakkıdır ve hepimizin ortak çabasıyla sağlanabilir.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri