İşteBuDoktor Logo İndir

Selektif Boyun Diseksiyonu Türleri ve Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Selektif Boyun Diseksiyonu Türleri ve Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Boyun bölgesi, vücudumuzun en karmaşık yapılarından biridir ve özellikle baş-boyun kanserleri söz konusu olduğunda, lenfatik sistemin metastaz riski nedeniyle kritik bir öneme sahiptir. Bu bağlamda, selektif boyun diseksiyonu, belirli lenf nodu gruplarının çıkarılmasını amaçlayan cerrahi bir yöntem olarak karşımıza çıkar. Peki, bu cerrahi müdahalenin türleri nelerdir ve hangi durumlarda tercih edilir? İşte bu soruların cevaplarını, alanında yetkin bir bakış açısıyla detaylıca ele alacağız.

Arama motorları için değerli ve okuyucuya gerçek fayda sağlayan bu makalede, selektif boyun diseksiyonunun farklı yaklaşımlarını, bu yaklaşımların hangi klinik senaryolarda tercih edildiğini ve tedavi sürecindeki rolünü kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz. Bilgiye aç okuyucularımız için hem anlaşılır hem de derinlemesine bir rehber sunmayı hedefliyoruz.

Selektif Boyun Diseksiyonu Nedir?

Selektif boyun diseksiyonu (SBD), baş-boyun kanserlerinin tedavisinde kullanılan, boyundaki belirli lenf nodu gruplarının cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Radikal boyun diseksiyonundan farklı olarak, SBD daha az invaziv bir yaklaşımdır; sadece metastaz riski yüksek olan veya mikroskobik metastaz şüphesi taşıyan lenf nodu seviyeleri hedeflenir. Bu yöntem, hastanın fonksiyonel ve kozmetik bütünlüğünü korurken, kanserin yayılımını kontrol altına almayı amaçlar. Genellikle, klinik olarak boyunda ele gelen bir lenf nodu olmasa bile, primer tümörün özelliklerine göre “elektif” olarak uygulanabilir.

Selektif Boyun Diseksiyonu Türleri ve Kapsadığı Alanlar

Selektif boyun diseksiyonları, çıkarılan lenf nodu seviyelerine göre farklı türlere ayrılır. Her bir tür, baş-boyun bölgesindeki belirli kanser türleri ve yerleşim yerleri için optimize edilmiştir:

1. Supraomohyoid Diseksiyon (Tip I)

Bu diseksiyon tipi, boynun üst kısmındaki lenf nodu seviyelerini (I, II ve III) kapsar. Genellikle ağız boşluğu (oral kavite), orofarinks (ağız-yutak) ve dudak kanserlerinin tedavisinde tercih edilir. Bu bölgelerden kaynaklanan tümörlerin metastaz riskinin en yüksek olduğu seviyeler buralardır.

2. Lateral Diseksiyon (Tip II)

Lateral diseksiyon, boynun yan tarafındaki lenf nodu seviyelerini (II, III ve IV) hedefler. Larenks (gırtlak), hipofarinks (yutak alt kısmı), tiroid kanserleri ve bazı oral kavite tümörleri için uygun bir yöntemdir. Özellikle primer tümörün bu seviyelere metastaz yapma potansiyelinin yüksek olduğu durumlarda uygulanır.

3. Posterolateral Diseksiyon (Tip III)

Bu tip, boynun arka-yan tarafındaki lenf nodu seviyelerini (II, III, IV ve V) içerir. Daha çok saçlı deri, kulak ve temporal kemik gibi bölgelerden kaynaklanan cilt kanserlerinin boyun metastazlarında kullanılır. Ayrıca, bazı tiroid ve nazofarinks (burun-yutak) kanserlerinde de yeri vardır.

4. Santral Boyun Diseksiyonu (Tip IV)

Santral boyun diseksiyonu, boynun orta hattındaki lenf nodu seviyesi VI'yı kapsar. Bu diseksiyon, özellikle tiroid kanserlerinde (papiller ve foliküler karsinomlar) ve subglottik larenks kanserlerinde sıkça uygulanır. Tiroid kanserlerinin lenfatik yayılımı genellikle bu santral bölgeden başlar.

Hangi Durumlarda Selektif Boyun Diseksiyonu Tercih Edilir?

Selektif boyun diseksiyonu kararı, bir dizi klinik faktör değerlendirilerek alınır:

Klinik Olarak Negatif Boyun (cN0) Durumları

Boyunda palpasyonla veya görüntüleme yöntemleriyle (ultrasonografi, BT, MR) ele gelen ya da şüpheli lenf nodu bulunmayan durumlarda, ancak primer tümörün yüksek metastaz riski taşıması nedeniyle “elektif” olarak SBD yapılabilir. Örneğin, büyük T2 veya daha ileri evre oral kavite kanserlerinde bu yaklaşım sıkça görülür. Bu konuda daha fazla bilgi için Wikipedia'nın boyun diseksiyonu makalesine başvurabilirsiniz.

Erken Evre Baş-Boyun Kanserleri

Primer tümörün küçük olduğu ancak bölgesel lenf nodu metastazı riskinin bulunduğu erken evre kanserlerde, bölgesel kontrolü sağlamak ve hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla SBD tercih edilebilir. Bu, hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyebilir.

Radyoterapi Sonrası Gözlem ve Rezidüel Hastalık Şüphesi

Klinik olarak pozitif boyunlarda (cN+) uygulanan radyoterapi veya kemoradyoterapi sonrası, lenf nodlarında rezidüel hastalık (tedaviye rağmen kalan tümör) şüphesi olduğunda, durumu netleştirmek ve gerekirse kalan hastalığı çıkarmak için SBD uygulanabilir. Bu, tedavi etkinliğini artırmak için kritik bir adımdır.

Metastaz Riski Taşıyan Durumlar

Histopatolojik incelemede, tümörün invazyon derinliği, perinöral veya lenfovasküler invazyon gibi yüksek risk faktörleri taşıması durumunda, henüz klinik olarak belirgin bir metastaz olmasa bile SBD önerilebilir. Bu, gelecekteki olası yayılımı önleyici bir tedbirdir.

Selektif Boyun Diseksiyonunun Avantajları ve Olası Riskleri

Her cerrahi işlemde olduğu gibi, selektif boyun diseksiyonunun da avantajları ve beraberinde getirebileceği riskler bulunmaktadır:

Avantajları

  • Daha Az İnvaziv: Geleneksel radikal boyun diseksiyonuna göre daha az doku çıkarılır, bu da operasyon sonrası morbiditeyi azaltır.
  • Daha Az Komplikasyon: Sinir hasarı (özellikle aksesuar sinir), omuz düşüklüğü ve lenfödem gibi komplikasyon riski daha düşüktür.
  • Kozmetik Sonuçlar: Daha küçük kesi ve daha az doku çıkarılması nedeniyle daha iyi kozmetik sonuçlar elde edilir.
  • Hızlı İyileşme: Hastalar genellikle daha hızlı iyileşir ve normal aktivitelerine daha erken dönebilirler.

Olası Riskler

  • Genel Cerrahi Riskler: Kanama, enfeksiyon, anesteziye bağlı komplikasyonlar gibi her cerrahi işlemde görülebilecek riskler.
  • Sinir Hasarı: Boyundaki önemli sinirlerin (fasyal, hipoglossal, aksesuar, brakiyal pleksus sinirleri gibi) nadiren de olsa hasar görme riski.
  • Lenfödem: Nadiren boyun veya yüz bölgesinde lenfatik drenaj bozukluğuna bağlı şişlik.
  • Yetersiz Diseksiyon: Çok selektif davranılması durumunda, gözden kaçan metastatik lenf nodları nedeniyle hastalığın nüks etme riski.

Tedavi Karar Süreci ve Multidisipliner Yaklaşım

Selektif boyun diseksiyonu kararı, tek bir hekimin değil, baş-boyun cerrahları, radyasyon onkologları, medikal onkologlar, patologlar ve radyologlardan oluşan multidisipliner bir konsey tarafından alınır. Bu yaklaşım, hastanın genel sağlık durumu, tümörün evresi ve histopatolojik özellikleri gibi tüm detayların göz önünde bulundurularak en uygun tedavi planının belirlenmesini sağlar. Daha derinlemesine tıbbi perspektifler için Türk KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Vakfı'nın ilgili makalesini inceleyebilirsiniz.

Sonuç

Selektif boyun diseksiyonu, baş-boyun kanserleri tedavisinde önemli bir yer tutan, modern onkolojik cerrahinin titizlikle uyguladığı bir yöntemdir. Farklı türleriyle, hastanın durumuna ve tümörün özelliklerine göre özelleştirilmiş çözümler sunar. Bu cerrahi kararın, multidisipliner bir yaklaşımla, tümörün evresi, hastanın genel sağlık durumu ve olası riskler göz önünde bulundurularak alınması esastır. Unutulmamalıdır ki, her cerrahi işlem gibi selektif boyun diseksiyonu da deneyimli cerrahlar tarafından ve kapsamlı bir değerlendirme sonucunda uygulanmalıdır. Amaç, hem hastalığı kontrol altına almak hem de hastanın yaşam kalitesini en üst düzeyde tutmaktır.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri