İşteBuDoktor Logo İndir

Sedef Hastalığında Fototerapi: Hangi Işık Türleri Kullanılır ve Başarı Oranları Nelerdir?

Sedef Hastalığında Fototerapi: Hangi Işık Türleri Kullanılır ve Başarı Oranları Nelerdir?

Sedef hastalığı, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen, kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Cilt hücrelerinin normalden çok daha hızlı yenilenmesiyle karakterize edilen bu otoimmün durum, kaşıntılı, pullu ve kırmızı lezyonlara yol açar. Geleneksel tedavi yöntemlerinin yanı sıra, sedef hastalığında fototerapi, yani ışık tedavisi, hastalığın semptomlarını kontrol altına almada önemli bir yer tutmaktadır. Peki, fototerapi tam olarak nedir, hangi ışık türleri kullanılır ve hastalar için başarı oranları nelerdir? Bu makalede, ultraviyole (UV) ışığın tedavi edici gücünü ve sedef hastalığı tedavisindeki rolünü derinlemesine inceleyeceğiz.

Fototerapi Nedir ve Sedef Hastalığında Neden Kullanılır?

Fototerapi, belirli dalga boylarındaki ultraviyole ışık kullanılarak cilt hastalıklarının tedavi edilmesidir. Sedef hastalığında, UV ışınları ciltteki iltihabı azaltmaya, hücre büyümesini yavaşlatmaya ve bağışıklık sistemini düzenlemeye yardımcı olur. Bu sayede, plakların küçülmesi ve kaybolması sağlanır. Uzun yıllardır güvenle kullanılan bu tedavi yöntemi, özellikle yaygın ve topikal tedavilere yanıt vermeyen sedef vakalarında tercih edilen etkili bir çözümdür. Fototerapi, dermatolog kontrolünde ve özel cihazlarla uygulanmalıdır.

Sedef Hastalığında Kullanılan Fototerapi Işık Türleri

Sedef hastalığının tedavisinde farklı ışık türleri ve uygulama yöntemleri mevcuttur. Her birinin kendine özgü avantajları ve uygulama şekilleri bulunur:

Dar Bant UVB (NB-UVB) Fototerapisi

Dar Bant UVB (Narrowband UVB), sedef hastalığı tedavisinde en yaygın ve etkili fototerapi türlerinden biridir. Bu yöntemde, ultraviyole B ışığının belirli bir dalga boyu (311-312 nm) kullanılır. Geniş Bant UVB'ye göre daha spesifik olması, daha az yan etkiyle daha iyi sonuçlar alınmasını sağlar. NB-UVB, cildin daha derin katmanlarına nüfuz ederek iltihabı ve aşırı hücre üretimini kontrol altına alır. Wikipedia'ya göre Sedef hastalığı tedavisinde sıkça başvurulan bir yöntemdir.

Geniş Bant UVB (BB-UVB) Fototerapisi

Geniş Bant UVB (Broadband UVB), NB-UVB'den daha geniş bir dalga boyu aralığını kapsar. Günümüzde Dar Bant UVB'nin daha etkili ve güvenli bulunması nedeniyle daha az tercih edilmektedir. Ancak yine de bazı durumlarda doktorlar tarafından reçete edilebilir.

PUVA Tedavisi (Psoralen + UVA)

PUVA, psoralen adı verilen ışığa duyarlılaştırıcı bir ilaç ile UVA (ultraviyole A) ışığının kombinasyonudur. Psoralen, ışığa maruz kalmadan önce ağızdan alınır veya topikal olarak cilde uygulanır. Bu ilaç, cilt hücrelerinin UVA ışığına karşı hassasiyetini artırarak tedavinin etkinliğini yükseltir. PUVA tedavisi, özellikle kalın plakları olan veya diğer fototerapi türlerine yanıt vermeyen hastalarda tercih edilebilir. Ancak cilt kanseri riski ve yan etkileri (bulantı, kaşıntı, güneş yanığı hassasiyeti) nedeniyle daha dikkatli takip gerektirir.

Excimer Lazer (Hedefe Yönelik Fototerapi)

Excimer lazer, 308 nm dalga boyunda, yüksek yoğunluklu UVB ışığı üreten hedefe yönelik bir fototerapi türüdür. Bu lazer sistemi, sedef plaklarının bulunduğu belirli bölgeleri hedefleyerek çevre sağlıklı cildi korur. Özellikle küçük, inatçı lezyonlar veya saçlı deri sedefinde etkilidir. Tedavi süresi diğer fototerapi yöntemlerine göre daha kısa olabilir ve daha az sayıda seans gerektirebilir.

Fototerapinin Başarı Oranları ve Beklentiler

Sedef hastalığında fototerapi uygulamalarının başarı oranları, kullanılan ışık türüne, hastalığın şiddetine, hastanın genel sağlık durumuna ve tedaviye uyumuna göre değişiklik gösterir. Genel olarak:

  • Dar Bant UVB (NB-UVB): %70-80 oranında başarılı bir şekilde sedef plaklarını temizleyebilir veya belirgin ölçüde azaltabilir. Tamamen temizlenme genellikle 20-30 seans içinde gerçekleşir. National Psoriasis Foundation'a göre, NB-UVB fototerapisi, çoğu hasta için güvenli ve etkili bir seçenektir.
  • PUVA Tedavisi: Daha şiddetli sedef formlarında %80-90'a varan yüksek başarı oranları sunabilir. Ancak daha uzun vadede cilt kanseri riskini artırma potansiyeli nedeniyle genellikle diğer yöntemler başarısız olduğunda düşünülür.
  • Excimer Lazer: Hedeflenen bölgelerde %75'e kadar temizleme oranlarına ulaşabilir ve özellikle lokalize lezyonlarda oldukça etkilidir.

Fototerapi ile elde edilen iyileşme kalıcı olmayıp, hastalığın nüksetmesini önlemek için genellikle idame tedavisi veya aralıklı seanslar gerekebilir. Tedavinin başarısı, düzenli takibe ve doktorun tavsiyelerine uyuma büyük ölçüde bağlıdır.

Fototerapi Kimler İçin Uygundur ve Yan Etkileri Nelerdir?

Fototerapi, genellikle yaygın sedef plakları olan, topikal tedavilere yanıt vermeyen veya sistemik tedavi alamayan hastalar için uygundur. Hamile kadınlarda ve bazı ilaçları kullanan kişilerde kullanımı kısıtlı olabilir. Tedavinin yan etkileri arasında güneş yanığı benzeri kızarıklık, kaşıntı, cilt kuruluğu ve uzun vadede cilt yaşlanması veya cilt kanseri riskinde hafif bir artış yer alabilir. Bu nedenle, tedavi süresince dermatolog kontrolü ve düzenli cilt muayeneleri kritik öneme sahiptir.

Sedef hastalığında fototerapi, modern tıbbın sunduğu etkili ve güvenli tedavi seçeneklerinden biridir. Hangi ışık türünün sizin için en uygun olduğunu belirlemek, hastalığınızın şiddeti, cilt tipiniz ve önceki tedavi deneyimleriniz gibi birçok faktöre bağlıdır. Bu nedenle, sedef hastalığı şikayeti olan herkesin bir dermatologla görüşerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturması büyük önem taşır. Unutmayın, doğru tedavi ve düzenli takip ile sedef hastalığının semptomları kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri