İşteBuDoktor Logo İndir

Rahim Zarı Kanseri Tedavi Yöntemleri: Ameliyat, Radyoterapi, Kemoterapi ve Hormon Terapisi

Rahim Zarı Kanseri Tedavi Yöntemleri: Ameliyat, Radyoterapi, Kemoterapi ve Hormon Terapisi

Rahim zarı kanseri, tıbbi adıyla endometrium kanseri, kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanser türlerinden biridir. Erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı oldukça yüksek olan bu hastalık, ilerleyen evrelerde farklı ve daha karmaşık tedavi yaklaşımlarını gerektirebilir. Rahim zarı kanseri tedavi yöntemleri; hastalığın evresi, tipi, hastanın genel sağlık durumu ve kişisel tercihleri göz önünde bulundurularak multidisipliner bir yaklaşımla belirlenir. Bu makalede, ameliyat, radyoterapi, kemoterapi ve hormon terapisi gibi temel tedavi seçeneklerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. Amacımız, hem hastalığı anlama hem de tedavi süreçleri hakkında kapsamlı ve güvenilir bilgiler sunmaktır.

Rahim Zarı Kanseri Nedir? Kısa Bir Bakış

Rahim zarında (endometrium) başlayan kanser türüne rahim zarı kanseri denir. Genellikle menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda görülse de, genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. En yaygın belirtisi anormal vajinal kanamadır. Erken tanı, tedavi başarısı için kritik öneme sahiptir.

Rahim Zarı Kanseri Tedavisinde Temel Yaklaşımlar

Endometrium kanseri tedavisinde genellikle birden fazla yöntemin bir arada kullanıldığı kombine yaklaşımlar tercih edilir. Bu yaklaşımlar, hastalığın yayılımını kontrol altına almak ve nüks riskini en aza indirmek hedefler.

1. Cerrahi Müdahale: Tedavinin Köşe Taşı

Rahim zarı kanseri tedavisinde cerrahi, çoğu zaman ilk ve en önemli adımdır. Ameliyatın temel amacı, tümörlü dokuyu ve olası yayılım yerlerini temizlemektir.

Histerektomi ve Salpingo-ooferektomi

En sık uygulanan cerrahi yöntem histerektomidir; yani rahmin alınması işlemidir. Rahimle birlikte genellikle her iki yumurtalık ve fallop tüpleri (bilateral salpingo-ooferektomi) de çıkarılır. Bu işlem, kanserin yumurtalıklara yayılma riskini azaltmak ve hormon üretimini durdurarak kanser büyümesini tetikleyebilecek östrojen seviyelerini düşürmek amacıyla yapılır. Cerrahi, açık yöntemle yapılabileceği gibi, laparoskopik (kapalı) veya robotik yöntemlerle de daha az invaziv bir şekilde gerçekleştirilebilir.

Lenf Nodu Diseksiyonu

Hastalığın evresini belirlemek ve kanserin lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını kontrol etmek amacıyla pelvik ve/veya paraaortik lenf bezlerinden örnekler alınabilir veya diseksiyon yapılabilir. Son yıllarda sentinel lenf nodu biyopsisi, gereksiz lenf nodu çıkarılmasının önüne geçerek cerrahi morbiditeyi azaltmada önemli bir rol oynamaktadır.

2. Radyoterapi: Hedeflenmiş Işınlarla Tedavi

Radyoterapi, yüksek enerjili ışınlar kullanarak kanser hücrelerini yok etmeyi veya büyümelerini durdurmayı amaçlayan bir tedavi yöntemidir. Genellikle cerrahi sonrası adjuvan (tamamlayıcı) tedavi olarak veya cerrahiye uygun olmayan durumlarda primer tedavi olarak kullanılır.

Eksternal Işın Tedavisi (EBRT)

Vücudun dışından, özel cihazlar aracılığıyla kanserli bölgeye ışınların hedeflenmesi prensibine dayanır. Özellikle lenf bezlerine yayılım veya derin rahim kası tutulumu olan yüksek riskli vakalarda adjuvan tedavi olarak tercih edilebilir.

Brakiterapi (İç Radyoterapi)

Radyoaktif bir kaynağın doğrudan tümörlü bölgeye veya yakınına yerleştirilmesiyle gerçekleştirilen bir yöntemdir. Özellikle vajinal kubbe nüks riskini azaltmak için histerektomi sonrası adjuvan olarak yaygınça kullanılır. Brakiterapi, hedef bölgeye yüksek dozda radyasyon verirken çevre sağlıklı dokuları koruma avantajına sahiptir.

3. Kemoterapi: Sistemik Tedavi Yaklaşımı

Kemoterapi, kanser hücrelerini yok etmek veya büyümelerini yavaşlatmak için ilaçların kullanıldığı sistemik bir tedavi yöntemidir. Rahim zarı kanserinde genellikle ileri evre hastalıkta, cerrahi sonrası yüksek nüks riski olan vakalarda veya diğer tedavi seçeneklerine yanıt vermeyen durumlarda uygulanır.

Sistemik bir tedavi olduğu için ilaçlar kan dolaşımı yoluyla tüm vücuda yayılır ve potansiyel olarak vücudun diğer bölgelerine yayılmış kanser hücrelerini de hedef alır. Sık kullanılan kemoterapi ilaçları arasında karboplatin ve paklitaksel gibi ajanlar bulunur. Yan etkiler kişiden kişiye değişmekle birlikte yorgunluk, bulantı, saç dökülmesi gibi durumlar görülebilir.

4. Hormon Terapisi: Hormona Duyarlı Tümörlerde Bir Seçenek

Rahim zarı kanserlerinin önemli bir kısmı hormonlara duyarlıdır, yani östrojen gibi hormonlar kanser hücrelerinin büyümesini teşvik edebilir. Hormon terapisi, bu hormonların etkisini engelleyerek veya seviyelerini düşürerek kanser hücrelerinin büyümesini durdurmayı amaçlar.

Bu tedavi yöntemi genellikle düşük dereceli, erken evre tümörlerde (özellikle doğurganlığını korumak isteyen genç hastalarda), ileri evre veya tekrarlayan hastalığın tedavisinde kullanılır. Progestinler (örneğin medroksiprogesteron asetat, megestrol asetat), tamoksifen ve aromataz inhibitörleri gibi ilaçlar hormon terapisinde yaygınça kullanılan ajanlardır.

Detaylı bilgi için Türk Jinekolojik Onkoloji Derneği'nin kaynaklarını inceleyebilirsiniz.

Kişiselleştirilmiş Tedavi ve Takip Süreci

Her hastanın rahim zarı kanseri kendine özgüdür ve tedavi planı hastalığın evresi, tümörün derecesi, patolojik tipi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve eşlik eden diğer rahatsızlıklar dikkate alınarak kişiselleştirilir. Multidisipliner bir ekip (jinekolojik onkolog, radyasyon onkoloğu, medikal onkolog, patolog) tarafından ortaklaşa belirlenen tedavi stratejisi, en iyi sonuçları elde etmeyi hedefler.

Tedavi sonrası düzenli takip randevuları, hastalığın nüksünü erken evrede tespit etmek ve olası yan etkileri yönetmek açısından hayati öneme sahiptir. Yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz de iyileşme sürecine katkıda bulunur.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri