İşteBuDoktor Logo İndir

Vesikoureteral Reflü Ameliyatı (VUR Cerrahisi): Deflux ve Üreteral Reimplantasyon Teknikleri

Vesikoureteral Reflü Ameliyatı (VUR Cerrahisi): Deflux ve Üreteral Reimplantasyon Teknikleri

Çocukluk çağında sıkça karşılaşılan üriner sistem sorunlarından biri olan Vesikoureteral Reflü (VUR), idrarın mesaneden böbreklere geri akması durumudur. Bu durum, tedavi edilmediği takdirde ciddi böbrek hasarına yol açabilen idrar yolu enfeksiyonlarına (İYE) neden olabilir. Neyse ki, modern tıp sayesinde VUR tedavisinde hem minimal invaziv hem de daha kapsamlı cerrahi yöntemler mevcuttur. Bu makalemizde, özellikle çocuklarda uygulanan Vesikoureteral Reflü Ameliyatı (veya bilinen adıyla VUR Cerrahisi) seçeneklerini, yani Deflux enjeksiyonu ve Üreteral Reimplantasyon Teknikleri'ni tüm yönleriyle ele alacağız.

Vesikoureteral Reflü (VUR) Nedir ve Neden Önemlidir?

Vesikoureteral Reflü, idrarın mesaneden üreterler yoluyla böbreklere doğru geri kaçması olarak tanımlanır. Normalde, üreterlerin mesaneye açıldığı kapakçık benzeri bir yapı, idrarın tek yönlü akışını sağlar. Ancak VUR durumunda bu mekanizma düzgün çalışmaz. VUR, şiddetine göre derecelendirilir (Grade I'den V'e kadar) ve yüksek dereceli reflü, böbrek enfeksiyonları (piyelonefrit) ve uzun vadede kalıcı böbrek hasarı riskini önemli ölçüde artırır.

VUR Tedavisinde Ne Zaman Ameliyat Gerekli Olur?

VUR tedavisi her zaman cerrahi müdahale gerektirmez. Hafif vakalarda, özellikle bebeklik ve erken çocukluk döneminde, durum kendiliğinden düzelebilir. Bu süreçte genellikle koruyucu antibiyotik tedavisi uygulanır ve düzenli takiplerle reflünün seyri izlenir. Ancak aşağıdaki durumlarda VUR Cerrahisi düşünülmelidir:

  • Koruyucu antibiyotik tedavisine rağmen tekrarlayan ve ateşli idrar yolu enfeksiyonları.
  • Reflü derecesinin yüksek olması (özellikle Grade IV-V).
  • Böbreklerde hasar belirtileri veya hasarın ilerlemesi.
  • Çocuğun büyümesiyle birlikte reflünün kendiliğinden düzelmemesi.
  • Ailenin uzun süreli antibiyotik kullanımına uyum sağlayamaması veya yan etkilerden rahatsız olması.

VUR Cerrahisi Seçenekleri: Deflux ve Üreteral Reimplantasyon

Vesikoureteral Reflü tedavisinde en sık uygulanan iki cerrahi yöntem Deflux enjeksiyonu ve Üreteral Reimplantasyon ameliyatıdır. Her ikisinin de kendine özgü avantajları, dezavantajları ve uygun olduğu durumlar vardır.

Deflux Enjeksiyonu (Endoskopik Tedavi)

Deflux, minimal invaziv bir endoskopik yöntemdir. Bu işlem sırasında üreterin mesaneye bağlandığı bölgeye özel bir dolgu maddesi (Dekstranomer/Hyalüronik Asit Kopolimeri) enjekte edilir. Bu madde, üreter ağzının etrafında bir şişlik oluşturarak idrarın geri akışını engellemeye yardımcı olur.

  • Avantajları: Daha kısa işlem süresi, hastanede kalış süresinin kısa olması (genellikle günübirlik), daha az ağrı, hızlı iyileşme ve açık ameliyata göre daha az invaziv olması.
  • Dezavantajları: Özellikle yüksek dereceli VUR vakalarında başarı oranı açık ameliyata göre daha düşüktür (genellikle %70-85 civarında). Bazı durumlarda birden fazla enjeksiyon gerekebilir.
  • Uygun Olduğu Durumlar: Genellikle düşük ve orta dereceli VUR (Grade I-III) olan çocuklar için ilk tercih edilen yöntem olabilir.

Üreteral Reimplantasyon (Açık veya Laparoskopik Cerrahi)

Üreteral Reimplantasyon, idrar torbası ile böbrekler arasındaki tüp olan üreterlerin mesaneye giriş açısının ve tünel uzunluğunun cerrahi olarak yeniden düzenlenmesini içeren bir operasyondur. Bu, idrarın mesaneden böbreklere geri akışını önleyen daha etkili bir valf mekanizması oluşturur. Bu işlem açık cerrahi ile yapılabileceği gibi, günümüzde giderek artan oranda laparoskopik veya robotik yardımlı yöntemlerle de gerçekleştirilebilmektedir.

Daha fazla bilgi için Memorial Sağlık Grubu'nun VUR bilgilendirmesine bakabilirsiniz.

  • Avantajları: Başarı oranı oldukça yüksektir (genellikle %95'in üzerinde), uzun vadeli ve kalıcı bir çözüm sunar, yüksek dereceli VUR vakaları için daha etkilidir.
  • Dezavantajları: Deflux'a göre daha invaziv bir cerrahidir, hastanede kalış süresi ve iyileşme süresi daha uzundur, ameliyat sonrası ağrı ve olası komplikasyon riski daha yüksektir.
  • Uygun Olduğu Durumlar: Yüksek dereceli VUR (Grade IV-V), Deflux tedavisinin başarısız olduğu durumlar, böbrek hasarı gelişen veya ilerleyen vakalar için tercih edilir.

Ameliyat Öncesi ve Sonrası Süreç

Ameliyat Öncesi Hazırlıklar

Ameliyat kararı alındıktan sonra, çocuğun genel sağlık durumunu değerlendirmek ve reflünün şiddetini detaylandırmak için çeşitli testler yapılır. Bunlar arasında idrar testleri, böbrek ultrasonu, Voiding Sistoüretrografi (VCUG) ve DMSA böbrek sintigrafisi bulunabilir. Ameliyat öncesinde enfeksiyon riskini azaltmak için genellikle antibiyotik tedavisine devam edilir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Ameliyat sonrası iyileşme, uygulanan tekniğe göre değişir. Deflux enjeksiyonunda genellikle aynı gün taburculuk mümkünken, Üreteral Reimplantasyon sonrası birkaç gün hastanede kalış gerekebilir. Ağrı yönetimi, yeterli sıvı alımı ve yara bakımı bu dönemde önemlidir. Doktorun önerdiği takip programına (kontroller, ultrason, gerekirse VCUG) titizlikle uyulması, tedavinin başarısı ve olası komplikasyonların erken tespiti açısından kritik öneme sahiptir. Genellikle ameliyat sonrası birkaç hafta boyunca fiziksel aktivite kısıtlamaları uygulanır.

Hangi Teknik Kimler İçin Uygun?

Hangi VUR Cerrahisi tekniğinin seçileceği, çocuğun yaşı, reflünün derecesi, böbrek fonksiyonları, daha önceki tedavilere yanıtı ve ailenin tercihleri gibi birçok faktöre bağlıdır. Her vaka kendi içinde değerlendirilmeli ve tedavi kararı bir pediatrik ürolog tarafından, tüm detaylar ebeveynlerle paylaşılarak verilmelidir. Amaç her zaman en az invaziv yöntemle en yüksek başarı oranını elde etmek ve çocuğun böbrek sağlığını korumaktır.

Sonuç

Vesikoureteral Reflü, doğru teşhis ve tedavi ile yönetilebilen bir durumdur. Vesikoureteral Reflü Ameliyatı seçenekleri olan Deflux enjeksiyonu ve Üreteral Reimplantasyon Teknikleri, çocuklarda reflü tedavisinde başarılı sonuçlar vermektedir. Hangi yöntemin en uygun olduğuna dair karar, kapsamlı bir değerlendirme ve uzman doktorun yönlendirmesiyle verilmelidir. Unutmayın, erken müdahale ve düzenli takip, çocuğunuzun böbrek sağlığı için hayati önem taşır.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri