İşteBuDoktor Logo İndir

Suprakondiler Humerus Fraktürü: Çocuklarda Dirsek Kırıklarının Kapsamlı Rehberi

Suprakondiler Humerus Fraktürü: Çocuklarda Dirsek Kırıklarının Kapsamlı Rehberi

Çocukluk çağında meydana gelen düşmeler, ebeveynler için her zaman endişe vericidir. Bu düşmelerin en sık karşılaşılan ve dikkatli takip gerektiren sonuçlarından biri de suprakondiler humerus fraktürü, yani halk arasında bilinen adıyla çocuklarda dirsek kırığıdır. Kol kemiği olan humerusun dirseğe yakın kısmında oluşan bu kırıklar, özellikle 5-10 yaş arasındaki çocuklarda yüksek enerji gerektirmeyen düşmeler sonucunda dahi görülebilir. Erken teşhis ve doğru tedavi, kalıcı hasarların ve komplikasyonların önlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Bu kapsamlı rehberde, suprakondiler humerus fraktürünün nedenlerini, belirtilerini, tanı ve tedavi süreçlerini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Suprakondiler Humerus Fraktürü Nedir?

Suprakondiler humerus fraktürü, üst kol kemiği olan humerusun dirsek ekleminin hemen üzerindeki, kondillerin bulunduğu bölgede meydana gelen bir kırıktır. Çocuklarda görülen tüm dirsek kırıklarının yaklaşık %60'ını oluşturur ve en sık görülen tipidir. Genellikle, çocukların oyun oynarken veya koşarken düşerken ellerinin üzerine uzanarak ağırlığı dirseklerine vermesiyle ortaya çıkar. Bu bölgenin anatomik yapısı, yani kemiğin inceldiği ve açı yaptığı bir alan olması, onu kırıklara karşı daha hassas hale getirir.

Neden Çocuklarda Daha Sık Görülür?

Suprakondiler humerus fraktürünün çocuklarda bu kadar sık görülmesinin birkaç önemli nedeni vardır:

  • Anatomik Yapı: Çocuk kemikleri yetişkinlere göre daha esnek olsa da, humerusun suprakondiler bölgesi nispeten daha zayıf ve incedir. Bu bölge, kemiğin dirsek eklemine doğru genişlemeden önceki dar kısmıdır.
  • Düşme Mekanizmaları: Çocuklar oyun oynarken, koşarken veya tırmanırken sık sık düşme eğilimindedir. Düşme sırasında otomatik olarak ellerini uzatarak vücut ağırlıklarını absorbe etmeye çalışmaları, dirsek eklemi üzerinde aşırı baskı oluşturur. En sık 'hyperextension' (aşırı gerilme) pozisyonunda el üzerine düşme görülür.
  • Kemik Gelişimi: Bu yaş grubundaki çocuklarda kemikleşme süreci devam ettiği için, dirsek çevresi kıkırdak yapılar içerir ve bu da kemiğin bazı bölgelerini daha kırılgan hale getirebilir.

Belirtileri ve Tanı Süreci

Bir çocuğun suprakondiler humerus fraktürü geçirip geçirmediğini anlamak için dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler ve tanı süreci şunlardır:

Belirtiler:

  • Şiddetli Ağrı: Kırık bölgesinde şiddetli ve sürekli ağrı.
  • Şişlik ve Morarma: Dirsek çevresinde belirgin şişlik ve zamanla ortaya çıkan morarma.
  • Hareket Kısıtlılığı: Kolu hareket ettirmede güçlük veya ağrı nedeniyle hareketten kaçınma.
  • Deformite: Bazı durumlarda, dirsekte gözle görülür bir şekil bozukluğu veya açılanma.
  • Sinir ve Damar Hasarı Belirtileri: El ve parmaklarda uyuşma, karıncalanma, solukluk veya soğukluk gibi belirtiler. Bu durum acil müdahale gerektirir!

Tanı Süreci:

Tanı genellikle fizik muayene ve radyografik inceleme (röntgen) ile konulur. Doktor, çocuğun dirseğini dikkatlice inceleyecek, şişliği, hassasiyeti ve hareket aralığını değerlendirecektir. Özellikle sinir ve damar hasarı belirtileri için detaylı bir nörovasküler muayene yapılır. Röntgen filmleri, kırığın yerini, tipini ve derecesini net bir şekilde gösterir. Nadiren, daha karmaşık durumlarda bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans (MR) gibi ileri görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç duyulabilir.

Kırık Tipleri ve Sınıflandırma

Suprakondiler humerus fraktürleri, genellikle kırığın stabilitesine ve yer değiştirmesine göre Gartland Sınıflandırması ile değerlendirilir. Bu sınıflandırma, tedavi yönteminin belirlenmesinde kritik bir rol oynar:

Gartland Tip I:

Kırıkta belirgin bir yer değiştirme yoktur. Kemiğin bütünlüğü korunmuştur veya çok az bir açılanma vardır. Genellikle stabil kırıklardır.

Gartland Tip II:

Kırıkta arka kortekste bir miktar yer değiştirme vardır ancak ön korteks sağlamdır. Dirsek ekleminde açılanma görülebilir. Daha az stabil kırıklardır.

Gartland Tip III:

Kırık tamamen yer değiştirmiştir ve kemik parçaları arasındaki temas kaybolmuştur. Bu, en ciddi tip olup, genellikle sinir ve damar yaralanması riski taşır ve cerrahi müdahale gerektirir.

Tedavi Yöntemleri

Suprakondiler humerus fraktürünün tedavisi, kırığın tipine (Gartland sınıflandırması), yer değiştirme derecesine ve olası komplikasyonlara bağlıdır.

Konservatif Tedavi (Alçı, Atel):

Gartland Tip I kırıklar ve bazı Tip II kırıklar genellikle cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edilebilir. Kol, dirsek 90 derece bükülü pozisyonda ve ön kol avuç içi yukarı bakacak şekilde alçı veya atel ile tespit edilir. Bu, kırık parçalarının iyileşirken doğru pozisyonda kalmasını sağlar. Düzenli röntgen kontrolleri ile kırığın pozisyonu takip edilir.

Cerrahi Tedavi (Kapalı Redüksiyon ve Perkütan Pinleme):

Gartland Tip II (bazı durumlarda) ve Tip III kırıklar genellikle cerrahi müdahale gerektirir. En sık uygulanan yöntem, kapalı redüksiyon ve perkütan pinlemedir. Bu yöntemde, cerrah cilt üzerinden küçük kesilerle kırık parçalarını manipüle ederek doğru hizaya getirir ve ardından ince teller (pinler) ile bu pozisyonu sabitler. Pinler genellikle 3-4 hafta sonra çıkarılır. Ameliyat sonrası dönemde kol genellikle kısa bir süre için atel veya alçı ile desteklenir. Açık redüksiyon (daha büyük kesi ile doğrudan kırığa ulaşma) çok nadir durumlarda, özellikle sinir ve damar yaralanmalarının eşlik ettiği kompleks kırıklarda gerekebilir. İstanbul Tıp web sitesinde de belirtildiği üzere, sinir ve damar hasarı varlığında veya kapalı redüksiyonun başarısız olması durumunda açık redüksiyon tercih edilebilir.

Komplikasyonlar

Suprakondiler humerus fraktürleri, doğru tedavi edilmezse veya şiddetliyse bazı komplikasyonlara yol açabilir:

  • Sinir Yaralanmaları: Özellikle ulnar, median veya radial sinirler kırık hattından etkilenebilir, bu da el ve parmaklarda uyuşma, güç kaybı veya fonksiyon kaybına neden olabilir.
  • Damar Yaralanmaları: Brakial arterin sıkışması veya hasar görmesi, kol ve elde kan dolaşımının bozulmasına yol açabilir. Bu durum acil cerrahi müdahale gerektiren ciddi bir komplikasyondur.
  • Volkmann İskemik Kontraktürü: Nadir fakat çok ciddi bir komplikasyondur. Damar hasarı ve artan doku basıncı nedeniyle ön kol kaslarında kalıcı hasar oluşması ve el bileği ile parmaklarda bükülme (kontraktür) meydana gelmesidir.
  • Kubitus Varus (Tüfek Dirseği): Kırığın yanlış kaynaması sonucu dirsekte içeri doğru bir açılanma meydana gelmesidir. Estetik bir sorun olmasının yanı sıra, nadiren geç dönemde sinir sıkışmalarına yol açabilir.
  • Hareket Kısıtlılığı: Kırık sonrası iyileşme sürecinde veya komplikasyonlar nedeniyle dirsek hareketlerinde kalıcı kısıtlılıklar yaşanabilir.

İyileşme Süreci ve Fizik Tedavi

Kırığın iyileşme süresi çocuğun yaşına, kırığın tipine ve tedavi yöntemine göre değişiklik gösterir. Genellikle alçı veya pinler 3-6 hafta arasında kalır. Bu süre sonunda kolun hareketliliğini geri kazanmak için fizik tedavi ve rehabilitasyon önemlidir. Fizik tedavi uzmanı, çocuğa özel egzersiz programları ile dirsek ekleminin güçlenmesini, hareket açıklığının artmasını ve günlük aktivitelere dönüşünü sağlar. Ailelerin, fizik tedavi programına düzenli katılım ve evde egzersizlerin yapılması konusunda kararlı olması, başarılı bir iyileşme için büyük önem taşır.

Ebeveynlere Öneriler

  • Düşmeleri Önleme: Çocukların güvenli oyun alanlarında oynamasını sağlamak ve düşmelere karşı önlemler almak önemlidir (örneğin kaygan zeminlerden kaçınmak, bisiklet sürerken koruyucu ekipman kullanmak).
  • Belirtileri Tanıma: Çocuğunuz düştükten sonra dirsekte ağrı, şişlik veya hareket kısıtlılığı varsa, hiç vakit kaybetmeden bir çocuk ortopedi uzmanına başvurmak hayati öneme sahiptir.
  • Tedaviyi Takip Etme: Doktorun önerdiği tedavi planına harfiyen uymak, düzenli kontrollere gitmek ve fizik tedavi sürecini aksatmamak, başarılı bir iyileşme için elzemdir.
  • Sabırlı Olmak: İyileşme süreci zaman alabilir. Çocuğunuza destek olmak ve sabırlı olmak, hem fiziksel hem de psikolojik iyileşme için önemlidir.

Çocuklarda suprakondiler humerus fraktürü, doğru yaklaşıldığında genellikle tam iyileşme ile sonuçlanan bir durumdur. Ancak, ihmal veya yanlış tedavi, ciddi ve kalıcı komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle, ebeveynlerin bu konuda bilinçli olması ve şüphe durumunda derhal uzman yardımı alması büyük önem taşımaktadır.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri