İşteBuDoktor Logo İndir

Kimler Ofis Tipi Diş Beyazlatma Yaptırabilir? Uygulama Şartları

Kimler Ofis Tipi Diş Beyazlatma Yaptırabilir? Uygulama Şartları

Parlak ve bembeyaz bir gülüş, estetik görünümün önemli bir parçasıdır. Gelişen diş hekimliği uygulamaları sayesinde, ofis tipi diş beyazlatma yöntemleri ile bu hayale kavuşmak artık çok daha kolay. Ancak herkes bu işleme uygun mudur? Kimler ofis tipi diş beyazlatma yaptırabilir ve bu uygulamanın uygulama şartları nelerdir? Bu soruların yanıtları, başarılı ve sağlıklı bir beyazlatma süreci için kritik öneme sahiptir. Karar vermeden önce, diş hekiminizin yapacağı detaylı bir ön değerlendirme, sizin için en doğru yolu gösterecektir.

Ofis Tipi Diş Beyazlatma Nedir ve Neden Tercih Edilir?

Ofis tipi diş beyazlatma, diş hekimi kliniğinde, özel ışık veya lazer aktivasyonuyla uygulanan, profesyonel bir diş beyazlatma yöntemidir. Diş yüzeyindeki renklenmeleri (çay, kahve, sigara gibi dış etkenlerden kaynaklanan veya yaşa bağlı oluşan lekeleri) açarak dişlerin doğal renginden birkaç ton daha beyaza ulaşmasını sağlar. Genellikle tek seansta gözle görülür sonuçlar vermesi, hızlı ve etkili olması nedeniyle pek çok kişi tarafından tercih edilir. Bu yöntem hakkında daha fazla bilgi edinmek için Wikipedia'daki diş beyazlatma makalesine göz atabilirsiniz.

Ofis Tipi Diş Beyazlatma İçin Genel Uygunluk Kriterleri

Diş beyazlatma işlemi her ne kadar yaygınlaşsa da, bazı durumlarda uygun olmayabilir. İşte genel uygunluk kriterleri:

Yaş Sınırı: Küçük Yaşta Diş Beyazlatma Yapılır mı?

Genellikle 18 yaş altındaki bireyler için diş beyazlatma önerilmez. Bunun temel nedeni, gençlerde diş minesinin henüz tam olarak gelişmemiş olması ve pulpaya (dişin sinir ve damarlarını içeren iç kısmı) yakınlığın artan hassasiyete yol açabilmesidir. Gelişimini tamamlamış dişler, beyazlatma işlemine daha iyi yanıt verir ve daha az risk taşır.

Genel Sağlık Durumu: Sistemik Hastalıklar ve İlaç Kullanımı

Bazı sistemik rahatsızlıklar veya kullanılan ilaçlar, diş beyazlatma işleminin uygunluğunu etkileyebilir. Örneğin, ışığa karşı duyarlılığı artıran ilaçlar kullananlar veya bazı kronik hastalıkları olan bireyler için dikkatli olunmalıdır. Herhangi bir beyazlatma işlemine başlamadan önce, mevcut tüm sağlık sorunlarınızı ve kullandığınız ilaçları diş hekiminizle paylaşmanız hayati önem taşır.

Hamilelik ve Emzirme Dönemi

Hamilelik ve emzirme dönemindeki kadınlar için diş beyazlatma genellikle tavsiye edilmez. Her ne kadar zararlı olduğuna dair kesin bilimsel kanıtlar sınırlı olsa da, potansiyel riskleri minimize etmek adına bu dönemlerde kozmetik diş işlemlerinden kaçınılması genel bir önlem olarak kabul edilir. Bu konuda daha detaylı bilgiyi Acıbadem Sağlık Rehberi'nin ilgili bölümünde bulabilirsiniz.

Diş ve Ağız Sağlığına Yönelik Özel Şartlar

Diş ve ağız sağlığı, ofis tipi diş beyazlatma işleminin başarısı ve güvenliği için belirleyici rol oynar.

Diş Eti Sağlığı ve Hassasiyet

Sağlıklı diş etlerine sahip olmak, beyazlatma işlemi için bir ön koşuldur. Diş eti iltihabı (gingivit) veya daha ciddi diş eti hastalıkları (periodontit) olan bireylerde, beyazlatma işlemi diş etlerinde tahrişe ve mevcut durumun kötüleşmesine neden olabilir. Bu nedenle, beyazlatma öncesinde tüm diş eti sorunlarının tedavi edilmesi şarttır. Ayrıca, aşırı diş hassasiyeti yaşayan kişilerde işlem sonrası hassasiyet artabilir, bu nedenle önceden değerlendirme ve gerekirse hassasiyet giderici uygulamalar yapılmalıdır.

Mevcut Restorasyonlar: Dolgu, Kaplama, Kuronlar

Diş beyazlatma jelleri sadece doğal diş dokusu üzerinde etkilidir. Mevcut dolgu, kaplama (lamina), kuronlar (porselen veya zirkonyum köprüler) gibi restorasyonlar beyazlatma işleminden etkilenmez ve renkleri değişmez. Bu durum, doğal dişler beyazlarken, restorasyonların renginde bir fark oluşmasına yol açabilir. Estetik bir uyumsuzluk yaşanmaması için, beyazlatma sonrası eski restorasyonların yenilenmesi gerekebilir.

Diş Çürükleri ve Tedavi Edilmemiş Problemler

Ağızda tedavi edilmemiş çürükler, kırık dişler veya sızdıran dolgular varsa, beyazlatma jelleri bu alanlardan dişin iç kısmına sızarak ciddi ağrıya, hassasiyete ve hatta pulpada iltihaplanmaya neden olabilir. Bu nedenle, tüm çürüklerin tedavi edilmesi ve ağızdaki diğer diş problemlerinin giderilmesi, beyazlatma işlemine başlamadan önce zorunludur.

Aşırı Diş Hassasiyeti Olanlar

Daha önceden ciddi diş hassasiyeti problemi yaşamış kişilerde beyazlatma işlemi sonrası hassasiyetin artma ihtimali daha yüksektir. Bu durumda diş hekimi, beyazlatma yoğunluğunu düşürebilir, özel hassasiyet giderici ajanlar uygulayabilir veya alternatif yöntemleri değerlendirebilir.

Kimler Ofis Tipi Diş Beyazlatma Yaptırmamalı?

Özetle, aşağıdaki durumlarda ofis tipi diş beyazlatma yaptırmamak daha uygun olabilir:

  • 18 yaşın altındaki bireyler.
  • Hamile ve emziren kadınlar.
  • Ağızda tedavi edilmemiş çürükleri, diş eti hastalıkları veya diğer ağız enfeksiyonları olanlar.
  • Dişlerinde yoğun restorasyon (dolgu, kaplama) bulunan ve renk uyumsuzluğunu kabul etmeyenler.
  • Mine çatlakları, ileri derecede mine aşınması veya dentin açığa çıkmış dişleri olanlar.
  • Beyazlatma jellerinin içeriğindeki maddelere karşı alerjisi olanlar.
  • Doğuştan veya genetik faktörlere bağlı ileri derecede tetrasiklin gibi kalıcı renklenmeleri olanlarda, beyazlatma sonuçları sınırlı kalabilir ve farklı tedavi seçenekleri düşünülmelidir.

Karar Vermeden Önce: Diş Hekimi Muayenesinin Önemi

Unutulmamalıdır ki, ofis tipi diş beyazlatma bir kozmetik işlem olmasının yanı sıra, tıbbi bir uygulamadır. Bu nedenle, alanında uzman bir diş hekimi tarafından yapılacak detaylı bir muayene ve değerlendirme büyük önem taşır. Diş hekiminiz, ağız ve diş sağlığınızın genel durumunu analiz ederek, beyazlatma işlemine uygun olup olmadığınızı belirleyecek, olası riskleri sizinle paylaşacak ve en uygun tedavi planını oluşturacaktır. Kendi başınıza veya denetimsiz ürünlerle yapacağınız beyazlatma girişimleri, geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilir.

Bembeyaz bir gülüşe kavuşmak isteği doğal olsa da, bu yolculuğa çıkarken sağlığınızı riske atmamak en öncelikli konudur. Her bireyin ağız yapısı ve sağlık durumu farklı olduğundan, kişiye özel bir yaklaşım benimsemek en doğru stratejidir.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri