İşteBuDoktor Logo İndir

Çocuklarda Vaskülit: Kawasaki Hastalığı ve Henoch-Schönlein Purpurası Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çocuklarda Vaskülit: Kawasaki Hastalığı ve Henoch-Schönlein Purpurası Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Çocukluk çağında görülen bazı hastalıklar, ebeveynler için endişe verici olabilir. Bu hastalıklar arasında damar iltihaplanması olarak tanımlanan vaskülit türleri önemli bir yer tutar. Özellikle Kawasaki Hastalığı ve Henoch-Schönlein Purpurası, çocuklarda sıkça rastlanan ve erken tanı ile doğru tedavinin hayati önem taşıdığı iki vaskülit türüdür. Bu makalede, çocuklarda görülen bu iki önemli durumu derinlemesine inceleyecek, belirtilerinden tedavi yöntemlerine kadar bilmeniz gereken her şeyi ayrıntılarıyla ele alacağız. Çocuğunuzun sağlığı için farkındalığınızı artırmak ve doğru adımları atmanıza yardımcı olmak amacıyla bu rehberi hazırladık.

Vaskülit Nedir ve Çocukları Neden Etkiler?

Vaskülit, vücuttaki kan damarlarının iltihaplanması durumunu ifade eden genel bir terimdir. Atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar gibi her türden kan damarı etkilenebilir. Bu iltihaplanma, damar duvarlarında kalınlaşmaya, daralmaya, zayıflamaya veya tıkanmaya yol açarak kan akışını bozabilir ve organlara zarar verebilir. Çocuklarda vaskülit, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir; otoimmün reaksiyonlar, enfeksiyonlar veya genetik yatkınlıklar tetikleyici faktörler arasında sayılabilir. Yetişkinlerdeki vaskülit türlerinden farklı olarak, çocuklarda belirli klinik tablolarla seyreden özel formlar daha sık görülür.

Kawasaki Hastalığı: Kalbi Tehdit Eden Bir Vaskülit

Kawasaki Hastalığı, özellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen, yüksek ateş ve sistemik iltihaplanma ile karakterize akut bir vaskülit sendromudur. En ciddi komplikasyonu, kalbi besleyen koroner damarlarda anevrizma (genişleme) oluşumuna yol açabilmesidir. Bu nedenle erken tanı ve tedavi hayati önem taşır.

Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Kawasaki Hastalığı'nın temel belirtisi, en az beş gün süren ve genellikle antibiyotiklere yanıt vermeyen yüksek ateştir. Ateşe ek olarak, aşağıdaki belirtilerden en az dördünün görülmesi tanı için kritiktir:

  • Gözlerde kızarıklık (konjonktivit), ancak akıntı olmaz.
  • Vücutta yaygın döküntü (rash).
  • Ağızda ve dudaklarda değişiklikler: Kırmızı, çatlak dudaklar; "çilek dili" olarak bilinen kırmızı ve pürtüklü dil.
  • El ve ayaklarda şişlik ve kızarıklık; ilerleyen dönemde parmak uçlarında soyulmalar.
  • Boyunda tek taraflı lenf bezi büyümesi (lenfadenopati).

Bu belirtiler genellikle kademeli olarak ortaya çıkar ve her çocukta farklı şiddette görülebilir.

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kawasaki Hastalığı'nın tanısı, özel bir laboratuvar testi olmaması nedeniyle klinik belirtilere dayanır. Doktorlar, çocuğun genel durumunu, belirtilerini ve laboratuvar sonuçlarını (iltihap belirteçleri gibi) değerlendirerek tanı koyar. Tedavide amaç, iltihabı azaltmak ve koroner arter hasarını önlemektir. Genellikle intravenöz immünoglobulin (IVIG) adı verilen damardan uygulanan bir ilaç ve yüksek doz aspirin kullanılır. IVIG, bağışıklık sistemini düzenleyerek iltihabı baskılar. Aspirin ise hem iltihap giderici hem de kan sulandırıcı özelliği sayesinde pıhtı oluşumunu engeller.

Uzun Dönem Etkileri ve Takip

Kawasaki Hastalığı tedavi edilmediğinde veya geç teşhis edildiğinde, %15-25 oranında koroner arter anevrizmalarına yol açabilir. Bu anevrizmalar, kalp krizi ve ani ölüme neden olabilecek ciddi komplikasyonlardır. Bu nedenle, hastalığı geçiren çocukların kardiyolog tarafından düzenli olarak takip edilmesi ve kalplerinin ultrason (ekokardiyografi) ile değerlendirilmesi büyük önem taşır. Uzun dönemde oluşabilecek kalp sorunlarının erken tespiti ve yönetimi için bu takipler vazgeçilmezdir.

Henoch-Schönlein Purpurası (HSP): Cilt, Eklem ve Böbrekleri Hedef Alan Vaskülit

Henoch-Schönlein Purpurası (HSP), çocukluk çağının en sık görülen sistemik vaskülitidir. Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonu gibi bir tetikleyicinin ardından ortaya çıkar. Hastalık, küçük kan damarlarını etkileyen bir iltihaplanma olup, en sık cilt, eklemler, bağırsaklar ve böbreklerde belirti verir.

Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

HSP'nin tipik belirtileri şunlardır:

  • Palpabl Purpura: Genellikle bacaklarda ve kalçalarda görülen, basmakla solmayan, deriden kabarık, kırmızı-mor lekelerden oluşan döküntü. Bu, hastalığın en karakteristik belirtisidir.
  • Eklem Ağrısı ve Şişlik: Özellikle diz, ayak bileği gibi büyük eklemlerde ağrı ve şişlik görülebilir.
  • Karın Ağrısı: Kramp tarzında karın ağrısı, bulantı, kusma ve bazen bağırsak kanaması görülebilir.
  • Böbrek Tutulumu: İdrarda kan (hematüri) veya protein (proteinüri) bulunması ile kendini gösterebilir. Nadiren ciddi böbrek yetmezliğine ilerleyebilir.

Bu belirtiler genellikle sıralı olarak ortaya çıksa da, her çocukta farklı kombinasyonlarda ve şiddetlerde görülebilir.

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

HSP tanısı da genellikle klinik belirtilere ve fizik muayeneye dayanır. Kan testlerinde iltihap belirteçleri yüksek çıkabilir, idrar tahlillerinde ise böbrek tutulumu olup olmadığı kontrol edilir. Tedavi genellikle destekleyicidir ve belirtileri hafifletmeye yöneliktir. Ağrı kesiciler eklem ve karın ağrıları için kullanılabilir. Böbrek tutulumu veya şiddetli karın ağrısı gibi ciddi durumlarda kortikosteroidler (kortizon) gerekebilir. Hastalığın seyri genellikle iyidir ve çoğu çocuk tam iyileşme gösterir.

Komplikasyonlar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

HSP'nin en ciddi komplikasyonu, bağırsaklarda iç içe geçme (intususepsiyon) veya kronik böbrek hastalığıdır. Özellikle böbrek tutulumu olan çocukların uzun süreli takibi çok önemlidir. İdrar tahlillerinin düzenli olarak yapılması, böbrek fonksiyonlarının kontrol altında tutulması ve olası bir hasarın erken tespiti için hayati öneme sahiptir. Ulusal Diyabet ve Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK) gibi güvenilir kaynaklar, böbrek tutulumu takibinin önemini vurgulamaktadır.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Çocuğunuzda açıklanamayan yüksek ateş, vücutta döküntü, eklem ağrıları, karın ağrısı veya idrar renginde değişiklikler gibi belirtilerden herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden bir doktora başvurmanız önemlidir. Özellikle Kawasaki Hastalığı ve Henoch-Schönlein Purpurası gibi durumlar, erken teşhis ve tedavi ile ciddi komplikasyonların önüne geçilebilecek hastalıklardır. Unutmayın, doğru bilgi ve hızlı hareket etmek, çocuğunuzun sağlığı için en iyi adımdır.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri