İşteBuDoktor Logo İndir

Bebeklerde ve Küçük Çocuklarda Otizm Erken Belirtileri: Hangi İşaretlere Dikkat Edilmeli?

Bebeklerde ve Küçük Çocuklarda Otizm Erken Belirtileri: Hangi İşaretlere Dikkat Edilmeli?

Anne babaların en büyük arzusu, çocuklarının sağlıklı ve mutlu bir şekilde büyümesidir. Bu süreçte, çocuklarının gelişimini yakından takip etmek, herhangi bir farklılık fark edildiğinde erken müdahale etmek büyük önem taşır. Özellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda otizm erken belirtileri konusunda bilinçli olmak, olası otizm spektrum bozukluğu (OSB) vakalarında erken tanı ve müdahalenin kapısını aralar. Peki, ebeveynler ve bakım verenler hangi işaretlere dikkat etmeli? Bu makalede, otizmin yaşamın ilk yıllarındaki ipuçlarını, gelişimsel kilometre taşlarını ve bir uzmana ne zaman başvurulması gerektiğini detaylıca ele alacağız. Erken tanının, çocukların gelecekteki yaşam kaliteleri üzerindeki dönüştürücü etkisini anlamak için bu belirtileri gözden geçirmek kritik.

Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir? Kısa Bir Bakış

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), sosyal etkileşim ve iletişimde güçlükler, sınırlı ve tekrarlayıcı davranış kalıpları ile karakterize edilen karmaşık bir nörogelişimsel farklılıktır. Adından da anlaşılacağı üzere, otizm bir spektrumdur; yani her bireyde farklı şiddet ve kombinasyonlarda kendini gösterebilir. Bu durum, otizmli bireylerin ilgi alanları, yetenekleri ve zorluklarının geniş bir yelpazede yer alabileceği anlamına gelir. Otizmin kesin nedeni henüz tam olarak anlaşılamasa da genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonunun rol oynadığı düşünülmektedir. Daha fazla bilgi için Otizm Spektrum Bozukluğu Wikipedia sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bebeklerde Otizm Erken Belirtileri (0-12 Ay)

Bebeklik dönemi, otizmin ilk ipuçlarının fark edilebileceği kritik bir zaman dilimidir. Her ne kadar kesin tanı genellikle daha ileri yaşlarda konsa da, bazı gelişimsel gecikmeler veya farklılıklar erken dönemde dikkat çekebilir.

Sosyal ve İletişimsel İşaretler

  • Göz Teması Kurmama veya Az Kurma: Bir bebek, genellikle 2-3 aylıkken çevresiyle göz teması kurmaya başlar. Otizmli bebekler, başkalarıyla göz teması kurmaktan kaçınabilir veya göz temasını sürdürmekte zorlanabilir.
  • Gülümseme ve Kucağa Alınmaya Tepkisizlik: Genellikle 4-6 aylık bebekler, onlara gülümseyen yetişkinlere karşılık verir veya kucağa alındıklarında rahatlar. Otizmli bebekler bu tür sosyal ipuçlarına daha az tepki verebilir.
  • İsmini Duymama veya Seslere Az Tepki Verme: Bebekler genellikle 6-9 aylıkken isimlerine tepki vermeye başlar. Bir bebek ismine tekrar tekrar çağrılmasına rağmen tepki vermiyorsa veya etraftaki seslere karşı ilgisiz görünüyorsa dikkatli olmak gerekir.
  • İşaret Etmeme veya Objeleri Paylaşmama: 9-12 aylık bebekler, dikkatlerini çekmek istedikleri nesneleri işaret edebilir veya bir şeye dikkat çekmek için bakışlarını yetişkinlerle paylaşabilir. Otizmli bebeklerde bu tür ortak dikkat davranışları gözlemlenmeyebilir.
  • Tekrarlayıcı Hareketler (Stereotipiler): Elleri çırpma, parmak uçlarında yürüme veya nesneleri sürekli döndürme gibi tekrarlayıcı hareketler, otizmin erken belirtileri arasında yer alabilir.

Küçük Çocuklarda Otizm Belirtileri (1-3 Yaş)

Yürüme çağı ve okul öncesi dönem, otizmin belirtilerinin daha belirgin hale geldiği bir zamandır. Bu yaşlarda çocuklar, sosyal becerilerini ve dil gelişimlerini hızla ilerletirken, otizmli çocuklar akranlarına göre farklılıklar gösterebilir.

İletişim ve Dil Gelişimi

  • Konuşmada Gecikme veya Geriye Gidiş: Otizmli çocuklar, yaşıtlarına göre konuşmaya geç başlayabilir veya hiç konuşmayabilir. Bazı durumlarda, kazanılmış kelimeleri veya cümleleri kaybettikleri de gözlemlenebilir.
  • Tekrarlayıcı Dil Kullanımı (Ekolali): Başkalarının söylediklerini veya duydukları reklam sloganlarını anlamadan tekrarlama (ekolali) görülebilir.
  • İşaret Parmağıyla İşaret Etmeme: İsteklerini veya ilgilendikleri şeyleri göstermek için işaret parmağını kullanmama, otizmin güçlü bir göstergesidir.
  • İsme Tepki Vermeme: Çocuğun, adı söylendiğinde bakmaması veya tepki vermemesi, işitme sorunu olmamasına rağmen dikkat çekicidir.

Sosyal Etkileşim Zorlukları

  • Akran İlgisizliği: Diğer çocuklarla oynamaya veya etkileşime girmeye ilgi göstermeme. Kendi halinde oynamayı tercih etme.
  • Ortak Dikkat Eksikliği: Başkalarıyla ortak bir nesneye veya etkinliğe odaklanma (örneğin, bir kitabın resmine birlikte bakma) konusunda zorlanma.
  • Empati Eksikliği: Başkalarının duygularını anlama veya onlara tepki verme konusunda güçlük çekme.
  • Sembolik Oyun Oynamama: Taklit oyunları (örneğin, bebek besleme, telefonla konuşma) oynama veya hayali oyunlar geliştirme konusunda zorluklar.

Tekrarlayıcı Davranışlar ve Sınırlı İlgi Alanları

  • Tekrarlayıcı Hareketler: El çırpma, parmak ucunda yürüme, sallanma gibi stereotipik hareketler bu yaşta daha belirgin hale gelebilir.
  • Rutinlere Aşırı Bağlılık: Günlük rutinlerdeki en küçük değişikliklere bile aşırı tepki verme, direniş gösterme.
  • Sınırlı İlgi Alanları: Belirli nesnelere (örneğin, arabaların tekerlekleri, anahtarlar) veya konulara (örneğin, dinozorlar) aşırı ve yoğun ilgi gösterme.
  • Nesnelerle Tekrarlayıcı Oynama: Oyuncak arabayı ileri geri sürmek yerine tekerleklerini döndürme gibi işlevsel olmayan oyun biçimleri.

Duyusal Hassasiyetler

Otizmli çocuklar, duyusal uyaranlara karşı aşırı hassas (hipersensitivite) veya duyarsız (hiposensitivite) olabilirler:

  • Sese Duyarlılık: Belirli seslere karşı aşırı tepki verme (kulaklarını kapama) veya tam tersi, sese tepki vermeme.
  • Dokunma ve Kokuya Duyarlılık: Bazı dokulara veya kokulara karşı rahatsızlık duyma, belirli giysileri giymeyi reddetme.
  • Yiyecek Seçiciliği: Yiyeceklerin tadına, dokusuna veya kokusuna bağlı olarak çok seçici olma.

Bu belirtiler hakkında daha detaylı bilgi için Tohum Otizm Vakfı'nın otizm belirtileri sayfasını inceleyebilirsiniz.

Ne Zaman Bir Uzmana Danışmalı?

Yukarıda belirtilen işaretlerden bir veya birkaçını gözlemlemeniz, çocuğunuzun otizmli olduğu anlamına gelmez. Ancak bu belirtilerin varlığı, çocuğunuzun gelişimini yakından takip etmeniz ve bir uzmana danışmanız gerektiğinin önemli bir göstergesidir. Özellikle aşağıdaki "kırmızı bayrak" durumlarından herhangi birini fark ederseniz vakit kaybetmeden bir gelişim pediatrisi uzmanı, çocuk psikiyatristi veya çocuk nöroloji uzmanına başvurmalısınız:

  • 6 aya kadar hiç gülümsememe veya neşeli ifadeler kullanmama.
  • 9 aya kadar başkalarıyla ses, gülümseme veya yüz ifadeleri paylaşmama.
  • 12 aya kadar babıldama olmaması.
  • 12 aya kadar jestlerle (işaret etme, el sallama gibi) iletişim kurmama.
  • 16 aya kadar tek kelime kullanmama.
  • 24 aya kadar iki kelimeli spontane cümleler kurmama (taklit değil).
  • Herhangi bir yaşta kazanılmış dil veya sosyal becerilerin kaybı.

Erken teşhis için şüphelerinizin giderilmesi ve doğru yönlendirme için bir uzmanın değerlendirmesi hayati önem taşır.

Erken Tanının Önemi ve Sonraki Adımlar

Otizm Spektrum Bozukluğu için erken tanı ve erken müdahale, çocuğun gelişimsel potansiyelini en üst düzeye çıkarmada kilit rol oynar. Beyin gelişimi, yaşamın ilk yıllarında en hızlı olduğu için, bu dönemde başlanan yoğun ve yapılandırılmış eğitim ve terapiler, sosyal, iletişimsel ve davranışsal becerilerin gelişiminde dramatik iyileşmeler sağlayabilir. Erken müdahale programları, çocuğun güçlü yönlerini desteklerken, zorlandığı alanlarda gelişimini hızlandırmayı hedefler. Dil ve konuşma terapisi, ergoterapi, duyusal entegrasyon terapisi ve uygulamalı davranış analizi (ABA) gibi çeşitli yaklaşımlar, çocuğun ihtiyaçlarına göre belirlenir. Unutmayın, erken başlamak, çocuğunuzun dünyayla daha etkili bir şekilde bağ kurmasına yardımcı olmak için en değerli adımı atmaktır.

Sonuç

Bebeklerde ve küçük çocuklarda otizm erken belirtilerini fark etmek, ebeveynler için zorlayıcı ancak bir o kadar da önemlidir. Her çocuk farklıdır ve kendi hızında gelişir, ancak gelişimsel gecikmeler veya olağan dışı davranışlar konusunda dikkatli olmak ve gerektiğinde profesyonel yardım almak, otizm spektrum bozukluğunda erken tanının ve müdahalenin kapısını açar. Unutmayın ki erken tanınan ve desteklenen çocuklar, yaşıtları ile aralarındaki farkı kapatma ve sosyal hayata daha aktif katılma konusunda çok daha başarılı olmaktadır. Çocuğunuzun gelişimini yakından takip edin, sezgilerinize güvenin ve şüpheye düştüğünüz her durumda uzmanlara başvurmaktan çekinmeyin. Onların potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı olmak, sizin elinizde.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri