İşteBuDoktor Logo İndir

Antenatal Hidronefrozda Doğum Sonrası Takip ve Tedavi Seçenekleri

Antenatal Hidronefrozda Doğum Sonrası Takip ve Tedavi Seçenekleri

Anne karnında yapılan rutin ultrason muayenelerinde bazen sürpriz bir bulguyla karşılaşılabilir: Bebeğin böbreklerinden birinde veya her ikisinde genişleme, yani antenatal hidronefroz. Bu durum, ebeveynler için endişe verici olsa da, çoğu zaman iyi huylu olup kendiliğinden düzelebilen bir tabloya işaret eder. Ancak, doğru bir doğum sonrası takip süreci ve gerektiğinde uygun tedavi seçenekleri ile yönetilmesi, bebeğin böbrek sağlığının korunması açısından hayati önem taşır. Bu makalede, antenatal hidronefrozun ne olduğunu, doğum sonrası izlemin nasıl yapıldığını ve mevcut tedavi yaklaşımlarını ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.

Antenatal Hidronefroz Nedir ve Neden Önemlidir?

Antenatal hidronefroz, ceninin böbrek pelvisi ve kalikslerinde idrar birikimi sonucu oluşan genişlemedir. Genellikle gebeliğin ikinci veya üçüncü trimesterinde ultrasonografi ile tespit edilir ve gebeliklerin yaklaşık %1-2'sinde görülür. Bu durum, idrarın böbrekten mesaneye doğru akışını engelleyen bir tıkanıklık veya idrarın mesaneden böbreğe geri kaçması (vezikoüreteral reflü) gibi farklı nedenlerden kaynaklanabilir. Hidronefroz hakkında daha fazla bilgiye Wikipedia üzerinden ulaşabilirsiniz.

Öneminin temel nedeni, bazı durumlarda böbrek fonksiyonlarında kalıcı hasara yol açabilecek altta yatan ciddi bir patolojinin habercisi olabilmesidir. Bu nedenle, doğum sonrası doğru değerlendirme ve izlem ile bu potansiyel risklerin erken tanınması ve müdahale edilmesi kritik rol oynar.

Doğum Sonrası Takip Süreci Nasıl İşler?

Antenatal hidronefroz teşhisi konulan bebeklerde, doğum sonrası ilk birkaç gün veya hafta içinde detaylı bir değerlendirme yapılması gereklidir. Takip planı, hidronefrozun derecesine, tek veya çift taraflı olmasına ve diğer eşlik eden bulgulara göre değişiklik gösterir.

İlk Değerlendirme ve Ultrasonografi

Bebek doğduktan sonra genellikle ilk 48-72 saat içinde veya en geç ilk bir hafta içinde bir böbrek ultrasonografisi yapılır. Bu süre zarfında, bebeğin hidrasyon durumu stabil hale gelir ve böbrekler daha doğru bir şekilde değerlendirilebilir. Ultrason, hidronefrozun derecesini yeniden değerlendirmek, böbrek yapısını incelemek ve olası bir tıkanıklığın yeri hakkında ipuçları aramak için kullanılır. Genişlemenin derecesi, tedavi ve takip sıklığını belirlemede temel bir kriterdir.

Gerekli Ek Tetkikler

Ultrason bulgularına ve hidronefrozun derecesine göre ek testler istenebilir:

  • İdrar Tahlili ve İdrar Kültürü: İdrar yolu enfeksiyonu riskini değerlendirmek için yapılır. Özellikle yüksek dereceli hidronefrozda veya vezikoüreteral reflü şüphesinde önemlidir.
  • Voiding Sistouretrography (VCUG): Vezikoüreteral reflü (VUR) şüphesi olan bebeklerde mesaneden böbreğe idrar kaçağı olup olmadığını belirlemek için kullanılır. Bu, kateter yoluyla mesaneye kontrast madde verilerek çekilen bir röntgen filmidir.
  • Böbrek Sintigrafisi (MAG3 veya DTPA): Böbrek fonksiyonlarını, idrar drenajını ve olası bir tıkanıklığın derecesini değerlendirmek için kullanılan nükleer tıp yöntemleridir. Genellikle ultrason bulguları ciddi olan veya VUR olmayan, ancak tıkanıklık şüphesi devam eden durumlarda başvurulur.
  • Kan Testleri: Böbrek fonksiyonlarını (kreatinin, BUN) değerlendirmek için istenebilir.

Takip Sıklığı ve Süresi

Takip sıklığı, hidronefrozun şiddetine ve altta yatan nedene göre değişir. Hafif hidronefrozlu bebekler genellikle 3-6 ayda bir ultrason ile takip edilirken, daha ciddi vakalar daha sıkı (örneğin ayda bir veya iki ayda bir) izlem gerektirebilir. Çoğu hafif hidronefroz vakası ilk 1-2 yıl içinde kendiliğinden düzelir. Ancak, bazı bebeklerin ergenlik dönemine kadar veya daha uzun süre takip edilmesi gerekebilir.

Antenatal Hidronefrozda Tedavi Yaklaşımları

Antenatal hidronefrozun tedavi seçenekleri, altta yatan nedene ve hidronefrozun ciddiyetine göre belirlenir. Her vaka bireysel olarak değerlendirilir.

Gözlem ve Bekle-Gör Politikası

En sık rastlanan yaklaşım, özellikle hafif ve orta dereceli hidronefroz vakalarında “bekle ve gör” politikasıdır. Bu durumların büyük bir çoğunluğu, böbrek fonksiyonları etkilenmeden veya idrar yolu enfeksiyonu riski artmadan kendiliğinden geriler. Düzenli ultrason takipleriyle durumun kötüleşip kötüleşmediği izlenir.

İlaç Tedirici: Antibiyotik Profilaksisi

Özellikle yüksek dereceli hidronefrozda veya vezikoüreteral reflü (VUR) tanısı konmuş bebeklerde idrar yolu enfeksiyonlarını (İYE) önlemek amacıyla düşük dozda profilaktik antibiyotik tedavisi başlanabilir. Bu tedavi, cerrahi müdahale gerekip gerekmediği netleşene kadar veya durum düzelene kadar devam edebilir. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Ürolojisi Anabilim Dalı'nın antenatal hidronefroz üzerine bilgilerini inceleyebilirsiniz.

Cerrahi Müdahale

Cerrahi, hidronefrozun böbrek fonksiyonlarını tehdit ettiği, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonlarına yol açtığı veya zamanla kötüleştiği durumlarda düşünülür. En sık uygulanan cerrahi işlemler şunlardır:

  • Piyeloplasti: Üretero-pelvik bileşke (UPJ) darlığı adı verilen, böbrek pelvisinden üretere geçişteki darlığı düzeltmek için yapılan bir ameliyattır.
  • Üreteral Reimplantasyon: Vezikoüreteral reflüyü (VUR) düzeltmek için üreterin mesaneye yeniden implante edilmesini içeren bir operasyondur.
  • Üreterosel Rezeksiyonu: Üreterin mesaneye açılan kısmında oluşan balonlaşmanın (üreterosel) çıkarılmasıdır.

Cerrahi kararı, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve bir pediatrik ürolog tarafından vakanın tüm detayları değerlendirilerek verilir.

Aileler İçin Öneriler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuğunda antenatal hidronefroz tanısı konan ailelerin dikkat etmesi gereken bazı önemli noktalar vardır:

  • Düzenli Takip: Doktorun önerdiği tüm randevulara ve tetkiklere eksiksiz uymak çok önemlidir.
  • Semptom Takibi: Bebekte ateş, huzursuzluk, iştahsızlık, idrar renginde veya kokusunda değişiklik gibi idrar yolu enfeksiyonu belirtileri açısından dikkatli olunmalıdır. Bu tür belirtilerde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır.
  • Uzmanlarla İletişim: Pediatrik nefrolog veya pediatrik ürolog ile düzenli iletişim halinde olmak, merak edilen tüm soruları sormak ve durum hakkında bilgi sahibi olmak rahatlatıcı olacaktır.

Sonuç

Antenatal hidronefroz, her ne kadar ilk duyulduğunda endişe verici gelse de, modern tıp sayesinde etkin bir şekilde yönetilebilen bir durumdur. Doğru bir doğum sonrası takip planı, zamanında yapılan ek tetkikler ve gerektiğinde uygulanan uygun tedavi seçenekleri ile bebeklerin büyük çoğunluğu sağlıklı bir gelişim sürdürebilir ve böbrek fonksiyonları korunabilir. Erken tanı ve uzman hekim kontrolünde sabırlı bir izlem, başarılı sonuçların anahtarıdır. Unutmayın, bilgi ve iş birliği, bu sürecin en güçlü araçlarıdır.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri