İşteBuDoktor Logo İndir

Anal Fissür Şüphesiyle Anoskopi: Teşhis ve Tedavi Yaklaşımları

Anal Fissür Şüphesiyle Anoskopi: Teşhis ve Tedavi Yaklaşımları

Anal fissür, anüs bölgesinde oluşan küçük bir yırtık veya çatlaktır ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ağrı, kanama gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu rahatsızlığın doğru bir şekilde teşhis edilmesi, etkili tedavi yaklaşımlarının belirlenmesi için hayati öneme sahiptir. İşte bu noktada, sindirim sistemi hastalıkları uzmanlarının sıkça başvurduğu tanı yöntemlerinden biri olan anoskopi devreye girer. Anal fissür şüphesiyle yapılan anoskopi, sadece yırtığın varlığını teyit etmekle kalmaz, aynı zamanda boyutunu, yerini ve iyileşme potansiyelini değerlendirmeye yardımcı olur. Bu makalemizde, anal fissürün ne olduğundan başlayarak, anoskopinin teşhis sürecindeki kritik rolünü, farklı tedavi seçeneklerini ve bu süreçte bilinmesi gereken önemli noktaları detaylıca ele alacağız.

Anal Fissür Nedir?

Anal fissür, anüs kanalının nemli iç yüzeyinde (mukoza) meydana gelen küçük bir yırtık veya çatlaktır. Genellikle şiddetli ağrı ve dışkılama sırasında parlak kırmızı kanama ile karakterizedir. Bu durum, çoğunlukla sert veya hacimli dışkılamalar, kronik ishal, tuvalette aşırı zorlanma veya nadiren doğum gibi nedenlerle ortaya çıkar. Anüsteki iç sfinkter kasının istemsiz kasılması (spazmı), bölgedeki kan akışını azaltarak iyileşmeyi zorlaştırabilir ve fissürün kronikleşmesine yol açabilir.

Anoskopi Nedir ve Neden Yapılır?

Anoskopi, anüs kanalının ve rektumun alt kısmının doğrudan görsel olarak incelenmesini sağlayan bir tıbbi prosedürdür. Bu işlem, genellikle kısa, sert, içi boş, ışık kaynaklı bir tüp olan anoskop adı verilen bir alet kullanılarak gerçekleştirilir. Anoskopi, başta anal fissür olmak üzere, hemoroidler, polipler, anüs kanalındaki enfeksiyonlar veya tümörler gibi çeşitli proktolojik durumların teşhis edilmesinde kritik bir rol oynar. Özellikle anal fissür şüphesi durumunda, dış muayene ile gözden kaçabilecek detayları görmeyi mümkün kılar ve doğru tanıya ulaşmada hekime yol gösterir.

Anoskopi Öncesi Hazırlık

Anoskopi genellikle çok az hazırlık gerektirir. Çoğu durumda, işlem öncesinde özel bir diyet veya barsak temizliğine gerek duyulmaz. Ancak doktorunuz, daha net bir görüntü elde etmek veya işlem sırasında rahatsızlığı azaltmak için hafif bir lavman kullanmanızı önerebilir. Kullandığınız tüm ilaçlar ve varsa alerjileriniz hakkında doktorunuza bilgi vermeniz de önemlidir.

Anoskopi Sırasında Neler Olur?

İşlem sırasında hasta genellikle sol tarafına yatar ve dizlerini göğsüne doğru çeker. Doktor, anoskopu kayganlaştırıcı jel yardımıyla nazikçe anüs kanalına yerleştirir. Anoskopun içinden yayılan ışık sayesinde anüs kanalı ve rektumun son kısmı ayrıntılı bir şekilde incelenir. İşlem genellikle sadece birkaç dakika sürer ve çoğu hasta için hafif bir baskı veya rahatsızlık hissi dışında ağrılı değildir. Ancak anal fissür gibi ağrılı bir durum varsa, doktorunuz daha nazik davranacak veya hastanın konforunu artırmak için lokal anestezi uygulayabilecektir.

Anal Fissür Teşhis Süreci

Anal fissürün teşhisi genellikle hasta öyküsü ve fiziksel muayene ile başlar. Doktor, belirtilerinizi (şiddetli ağrı, dışkılama sırasında veya sonrasında kanama, kaşıntı, yanma) dinledikten sonra anal bölgeyi görsel olarak inceleyecektir. Çoğu zaman fissür, dışarıdan bile görülebilen küçük bir yırtık olarak fark edilebilir. Ancak kesin teşhis ve diğer olası durumları (örneğin Crohn hastalığı, ülseratif kolit gibi inflamatuar barsak hastalıkları) dışlamak için anoskopiye başvurulur. Anoskopi sayesinde, fissürün boyutu, derinliği, konumu ve eşlik eden başka bir patolojinin (örneğin hemoroid) olup olmadığı doğrudan görülebilir. Bu detaylı inceleme, doğru tedavi yaklaşımlarını belirlemek için kritik öneme sahiptir.

Anal Fissür Tedavi Yaklaşımları

Anal fissür tedavisinin temel amacı, ağrıyı hafifletmek, anüs sfinkter kasındaki spazmı çözmek ve yaranın iyileşmesini sağlamaktır. Tedavi, genellikle fissürün akut mu yoksa kronik mi olduğuna göre değişir.

Konservatif Tedaviler

Akut anal fissürler genellikle cerrahi olmayan, konservatif yöntemlerle iyileşebilir:

  • Diyet ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Bol lifli gıdalar tüketmek, yeterli miktarda su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlıkları kazanmak dışkıyı yumuşatarak dışkılama sırasında zorlanmayı azaltır.
  • Sıcak Oturma Banyoları: Ilık su dolu bir küvette günde birkaç kez 15-20 dakika oturmak, anal kasları gevşetir, ağrıyı hafifletir ve bölgedeki kan akışını artırarak iyileşmeye yardımcı olur.
  • Topikal Kremler: Nitroglycerin içeren veya kalsiyum kanal blokerleri gibi kas gevşetici kremler, anal sfinkteri rahatlatarak ve kan akışını iyileştirerek fissürün iyileşmesini hızlandırabilir.
  • Ağrı Kesiciler: Ağrıyı kontrol altına almak için doktor kontrolünde reçetesiz satılan ağrı kesiciler kullanılabilir.

Minimal İnvaziv Tedaviler

Konservatif tedavilere yanıt vermeyen kronik fissürlerde veya cerrahiye uygun olmayan hastalarda botulinum toksini (Botox) enjeksiyonları bir seçenek olabilir. Botox, anal sfinkter kasına enjekte edilerek kası geçici olarak gevşetir, bu da kan akışını artırır ve fissürün iyileşmesi için uygun bir ortam yaratır.

Cerrahi Tedavi

Tüm diğer tedavi yöntemlerine rağmen iyileşmeyen kronik anal fissürler için cerrahi müdahale düşünülebilir. En sık uygulanan cerrahi yöntem Lateral İnternal Sfinkterotomi (LIS)'dir. Bu işlemde, anal sfinkter kasının küçük bir kısmı kesilerek kas spazmı kalıcı olarak giderilir. LIS, yüksek başarı oranlarına sahip etkili bir tedavi yöntemidir ancak nadiren de olsa gaz veya dışkı kontrolünde geçici değişikliklere neden olabilir.

Anoskopi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

Anoskopi sonrası genellikle hemen normal günlük aktivitelere dönülebilir. İşlem sonrası hafif bir rahatsızlık veya az miktarda kanama normal kabul edilebilir. Ancak şiddetli ağrı, yoğun kanama veya ateş gibi olağandışı belirtiler yaşarsanız, hemen doktorunuza başvurmanız önemlidir. Tedavi sonrası doktorunuzun önerilerine uymak, iyileşme sürecini hızlandıracak ve nüks riskini azaltacaktır.

Anal fissür şüphesiyle yapılan anoskopi, bu ağrılı durumun doğru teşhisinde kilit bir rol oynar ve kişiye özel etkili tedavi planlarının oluşturulmasına zemin hazırlar. Unutulmamalıdır ki, anal fissür gibi proktolojik rahatsızlıklar hakkında erken farkındalık ve zamanında tıbbi müdahale, uzun süreli iyileşmenin ve yaşam kalitesinin artırılmasının temelidir. Belirtiler yaşıyorsanız, konusunda uzman bir hekime başvurarak doğru teşhis ve tedavi adımlarını atmaktan çekinmeyin.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri