İşteBuDoktor Logo İndir

ACGH ile FISH Testi Arasındaki Farklar: Hangi Durumda Hangisi Daha Avantajlı?

ACGH ile FISH Testi Arasındaki Farklar: Hangi Durumda Hangisi Daha Avantajlı?

Genetik tanı yöntemleri, sağlık alanında devrim niteliğinde ilerlemeler kaydetmiş, birçok hastalığın erken teşhisinde ve tedavisinin planlanmasında kilit rol oynamıştır. Özellikle kromozomal anomalilerin tespiti için geliştirilen ACGH (Array Comparative Genomic Hybridization) ve FISH (Fluorescence In Situ Hybridization) testleri, modern tıbbın vazgeçilmez araçları haline gelmiştir. Peki, bu iki önemli test yöntemi arasında ne gibi farklar bulunur? Hangi durumda ACGH, hangi durumda FISH testi daha avantajlıdır? Bu makalede, her iki yöntemin çalışma prensiplerini, kullanım alanlarını, avantaj ve dezavantajlarını detaylıca inceleyerek, genetik danışmanlık sürecinde doğru kararlar vermenize yardımcı olmayı amaçlıyoruz.

Genetik Tanı Yöntemlerinin Önemi

İnsan vücudundaki her hücrede bulunan kromozomlar, genetik materyalimizi taşır ve sağlığımız üzerinde doğrudan etkilidir. Kromozomlardaki sayısal veya yapısal anormallikler, gelişimsel gecikmeler, doğumsal kusurlar, otizm spektrum bozuklukları ve tekrarlayan gebelik kayıpları gibi çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Bu anomalileri tespit etmek için farklı genetik tanı yöntemleri kullanılır. ACGH ve FISH, bu yöntemler arasında özellikle hassasiyetleri ve detaylı bilgi sunmalarıyla öne çıkmaktadır.

FISH Testi Nedir?

FISH (Fluorescence In Situ Hybridization), genetik materyaldeki spesifik bölgeleri floresan etiketli problar kullanarak görselleştiren sitogenetik bir tekniktir. Bu yöntem, kromozomlardaki belirli gen bölgelerinin kopyala sayısındaki değişiklikleri (mikrodelesyon veya mikroduplikasyon gibi) veya yeniden düzenlenmeleri tespit etmek için kullanılır.

Çalışma Prensibi

FISH testinde, hedef DNA dizisine bağlanacak şekilde tasarlanmış floresan işaretli DNA probları kullanılır. Bu problar, hücre çekirdeğindeki kromozomlar ile hibritleşir. Floresan mikroskobu altında incelendiğinde, probların bağlandığı bölgeler parlar ve bu sayede hedeflenen gen bölgesinin varlığı, yokluğu veya sayısı belirlenebilir. Bu yöntem hakkında daha fazla bilgi için Floresan in situ hibridizasyon - Wikipedia sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Kullanım Alanları

  • Prenatal Tanı: Fetusta Down sendromu, Edwards sendromu gibi trizomilerin hızlı tespiti.
  • Postnatal Tanı: Belirli mikrodelesyon sendromlarının (örneğin DiGeorge sendromu) teşhisi.
  • Kanser Genetiği: Kanser hücrelerindeki kromozomal yeniden düzenlenmeleri ve gen amplifikasyonlarını tespit ederek tedavi protokollerini belirleme.
  • Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT): Tüp bebek tedavisinde embriyolarda kromozomal anormallik taraması.

Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları:

  • Hızlı sonuç verir (özellikle prenatal acil durumlarda).
  • Hedeflenen bölgedeki anomalileri yüksek hassasiyetle tespit eder.
  • Canlı veya fiksatiflenmiş hücrelerde uygulanabilir.

Dezavantajları:

  • Sadece önceden bilinen veya şüphelenilen kromozomal bölgeleri inceler, tüm genomu taramaz.
  • Küçük delesyonlar veya duplikasyonları gözden kaçırabilir.
  • Tüm kromozomal anormallikleri tespit edemez.

ACGH (Array CGH) Nedir?

ACGH veya Array Komparatif Genomik Hibridizasyon, tüm genomu yüksek çözünürlükle tarayarak kromozomlardaki çok küçük kopya sayısı değişikliklerini (CNV - Copy Number Variation) tespit eden moleküler sitogenetik bir tekniktir. Karyotip analizinin veya FISH testinin gözden kaçırabileceği mikroskobik düzeydeki genetik değişimleri saptama yeteneğine sahiptir.

Çalışma Prensibi

ACGH, hastanın DNA'sı ile referans (normal) bir DNA'yı karşılaştırma prensibine dayanır. Her iki DNA örneği farklı floresan boyalarla etiketlenir ve binlerce farklı DNA probu içeren bir mikrodizi çipine (array) hibridize edilir. Çip üzerindeki probların floresan yoğunlukları karşılaştırılarak, hastanın DNA'sında referans DNA'ya göre eksik (delesyon) veya fazla (duplikasyon) olan bölgeler tespit edilir. Bu yöntem hakkında detaylı bilgi için Chromosomal microarray - Wikipedia kaynağını inceleyebilirsiniz.

Kullanım Alanları

  • Gelişimsel Gecikme ve Zihinsel Engellilik: Açıklanamayan gelişimsel gecikme, zihinsel engellilik veya otizm spektrum bozukluğu olan bireylerde genetik nedenin araştırılması.
  • Doğumsal Anomaliler: Çoklu doğumsal anomaliye sahip bebeklerde altta yatan genetik nedenin belirlenmesi.
  • İdiopatik Olgular: Diğer genetik testlerle tanı konulamayan veya klinik bulguları belirgin olmayan olgularda geniş çaplı tarama.
  • Prenatal Tanı: Anormal ultrason bulguları olan fetüslerde kromozomal anormalliklerin tespiti.

Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları:

  • Tüm genomu kapsayan yüksek çözünürlüklü tarama yapar.
  • Karyotip ve FISH testlerinin gözden kaçırabileceği çok küçük mikrodelesyon ve mikroduplikasyonları tespit eder.
  • Önceden şüphelenilen bir bölgeye ihtiyaç duymadan keşfedici bir tanı aracıdır.
  • Hızlı sonuç verir ve daha objektif yorumlama imkanı sunar.

Dezavantajları:

  • Dengeli translokasyonlar veya inversiyonlar gibi kromozomal yeniden düzenlemeleri tespit edemez (çünkü DNA miktarında değişiklik olmaz).
  • VUS (Varyant of Unknown Significance) adı verilen, klinik önemi belirsiz kopya sayısı varyasyonları saptayabilir, bu da yorumlama zorluklarına yol açabilir.
  • Maliyetli olabilir.

ACGH ile FISH Testi Arasındaki Temel Farklar

ACGH ve FISH testleri, her ikisi de genetik anormallikleri saptamak için kullanılsa da, temel yaklaşımları ve kapsadıkları bilgi açısından önemli farklar gösterir:

  • Kapsam: FISH, belirli, önceden hedeflenmiş kromozom bölgelerini incelerken; ACGH, tüm genomu kapsayan geniş bir tarama yapar. ACGH bu yönüyle daha keşfedici bir yöntemdir.
  • Çözünürlük: ACGH, FISH testine kıyasla çok daha yüksek çözünürlüğe sahiptir ve daha küçük delesyon/duplikasyonları tespit edebilir.
  • Tespit Edilen Anomaliler: FISH, bilinen genetik bölgelerdeki sayısal anormallikleri ve büyük yapısal değişiklikleri saptar. ACGH ise kromozomal kopya sayısı değişikliklerini (mikrodelesyonlar ve mikroduplikasyonlar) tespit eder ancak dengeli yapısal yeniden düzenlemeleri (translokasyonlar, inversiyonlar) göremez.
  • Gereksinim: FISH için genellikle belirli bir sendrom veya bölge şüphesi gerekirken, ACGH açıklanamayan gelişimsel gecikmeler gibi durumlarda ilk basamak tanı testi olarak kullanılabilir.

Hangi Durumda Hangi Test Daha Avantajlı?

Test seçimi, hastanın klinik bulgularına, şüphelenilen duruma ve aranan anomali tipine göre değişir. Her iki testin de kendine özgü avantajları vardır:

  • Acil Durumlar ve Hızlı Sonuç Gereksinimi: Özellikle prenatal tanıda (örn: amniyosentez sonrası hızlı trizomi tespiti) FISH testi, hızlı sonuç vermesi nedeniyle daha avantajlı olabilir.
  • Belirli Bir Sendrom Şüphesi: Eğer DiGeorge sendromu gibi bilinen bir mikrodelesyon sendromundan güçlü şüpheleniliyorsa, hedefe yönelik FISH testi hızlı ve etkili bir tanı sağlayabilir.
  • Geniş Kapsamlı Tarama ve Açıklanamayan Durumlar: Açıklanamayan gelişimsel gecikme, zihinsel engellilik, otizm spektrum bozukluğu veya çoklu doğumsal anomalilere sahip bireylerde, bilinen bir genetik nedeni olmayan durumlarda ACGH, tüm genomu tarama yeteneği sayesinde çok daha avantajlıdır. Bu durumlarda, diğer testlerin atlayabileceği küçük kopya sayısı değişikliklerini tespit edebilir.
  • Karyotip Normal Çıkan Ancak Klinik Şüphenin Devam Ettiği Durumlar: Klasik karyotip analizinin normal olduğu ancak klinik bulguların genetik bir sorun olabileceğini düşündürdüğü durumlarda, ACGH yüksek çözünürlüğü ile gizli kalmış mikroskobik anormallikleri ortaya çıkarabilir.
  • Dengeli Yapısal Anormallikler: Eğer dengeli translokasyonlar veya inversiyonlar gibi DNA miktarında değişiklik yaratmayan yapısal anormalliklerden şüpheleniliyorsa, ne ACGH ne de FISH tek başına yeterli olmaz; bu durumda geleneksel karyotip analizi veya özel moleküler sitogenetik yöntemler gerekebilir.

Sonuç

ACGH ve FISH testi, genetik tanı alanında birbirini tamamlayan, güçlü araçlardır. Her ikisi de farklı çözünürlük ve kapsama alanlarına sahip olup, spesifik klinik durumlara göre tercih edilirler. FISH, hedefe yönelik ve hızlı sonuçlar sunarken; ACGH, tüm genomu kapsayan yüksek çözünürlüklü taramasıyla daha geniş yelpazede anomalileri tespit etme kapasitesine sahiptir. Genetik bir tanı süreci söz konusu olduğunda, hangi testin uygulanacağına karar verirken bireyin klinik bulguları, aile öyküsü ve genetik danışmanın önerileri hayati öneme sahiptir. Unutulmamalıdır ki, en doğru ve kişiye özel tanı yaklaşımı için mutlaka bir genetik uzmanına danışmak gereklidir.

Son güncelleme:
Paylaş:

Kanser İçerikleri