İşteBuDoktor İndir
İstediğiniz işi kazanmana, hayal ettiğin üniversitede okumana, terfi etmene rağmen neden bir türlü başarılarının tadını çikarmadan durmaksızın kendine daha yüksek hedefler koyarak hayatındaki kişileri, hobilerini, zevklerini ihmal ediyor musun? Ciddi bir fiziksel rahatsızlığın olmamasına rağmen kendini sürekli hasta hissediyor musun? Sana yapılan haksızlıklara rağmen buna karşı koyamadığın durumları sık sık yaşıyor musun? Çevrendeki insanların isteklerine ne pahasına olursa olsun hayır demekte güçlük yaşıyor musun? Buna benzer çok fazla senaryo var aslında.. Bu tarz yaşantın olduysa muhtemelen bakım verenlerinden biri ya da ikisi de sevgisini bu koşullarla veriyordu. Yüksek not getirince seviliyordun. Genellikle hastalanınca ilgi çekiyordun. "Uslu" çocuk olunca onay görüyordun. İtiraz etmediğin sürece takdir ediliyordun. Bu ebeveynler sevgiyi kullanarak çocuklarını kontrol etmeye çalışırlar. Çocuklar o "şartları" sağladıklarında sevgi ve ilgi bol, ama istenmeyen davranışlar ortaya çıktığında sevgi geri çekiliyordu. Bu yöntem çocukların davranışlarını değiştirebiliyordu, ama bedeli de çok ağır oluyordu... Çocuk için ebeveynin kendisi için beslediği duygulardan daha önemli bir şey yoktur. Ebeveynin ilgisini yitirirse bakımdan da mahrum olur, bakım alamamak ise ölmek demektir bir çocuk için...  Yani aslında varoluşsal bir mesele çocuk için o ilgiyi üzerinde tutabilmek. Bu nedenle her ne pahasına olursa olsun o koşulları yerine getirir ve büyüdükten sonra bile bu davranış paternleri devam eder... Bir zamanlar koşullu sevgiyle büyütülen yetişkinlere sesleniyorum. Kendini sevmen için artık kimseyle yarışmana, durmaksızın çalışmana, onaylanmana, itaat etmene gerek yok... Bir zamanlar bu seni hayatta tutan bir mekanizmaymış belki, ama artık buna ihtiyacın yok. Sevgiyi alabilmek için onu kazanmak zorunda olduğu duygusunu çocuk çok uzun yıllar boyunca içinde taşıyacak. Bunu unutmadan onlara sevgimizi verelim.