Kalp Krizi mi Geçiriyorum, Panik Atak mı?
Panik atak yaşayanlarda en yaygın görülen endişe, ‘kalp krizi geçiriyorum’ düşüncesidir. Bu nedenle
panik atak sıklıkla kalp kriziyle karıştırılır. Öyle ki, kalp krizi korkusuyla acile başvuranların yaklaşık 3
de 1’i panik atak hastalarıdır.
Kalp hastalıklarının görülme sıklığı ve bu nedenle acile gelenlerin büyüklüğü düşünüldüğünde panik
atağın ne kadar ciddi ve yaygın görülen bir problem olduğu daha iyi anlaşılmaktadır.
Panik atak ile kalp krizinin karıştırılmasının temel nedeni belirtilerinin oldukça benzer olmasıdır.
Panik atakta, tıpkı kalp krizinde olduğu gibi, kalp çarpıntısı, kalp ağrısı, nefes darlığı, terleme, titreme,
uyuşma gibi belirtiler olabilir. Ancak bunlar kalp ile ilgili bir rahatsızlığın değil, ani başlayan ve yoğun
seyreden kaygının sonucudur tamamen.
Kaygı seviyesi, o kadar ani yükselir ki, nabız hızla artmaya, kalp hızlı şekilde kan pompalamaya başlar.
Çarpıntı hızla arttığı için kalpte geçici ağrılar olabilir. Böylece kaygı ve belirtilerin birlikte arttığı,
kendini besleyen döngü başlar ve bir süre artarak devam eder.
Panik ataktaki bu belirtiler, bedensel bir nedene dayanmaz. Tüm belirtilerin nedeni kaygı seviyesinin
hızla yükselişi ve buna bağlı fizyolojik aktivitenin hızla artmasıdır. Tıpkı idmansızken bir anda çok hızlı
koşulduğunda, nabzın yükselmesi, nefesin daralması, terlenmesi ve kaslarının aniden kasılıp ağrıması
gibi.
Şu ayrımı yapmak önemlidir, bedensel belirtiler gerçektir, ancak belirtiler hakkındaki ‘kalp krizi
geçiriyorum’, ‘nefessiz kalıp öleceğim’, ‘kontrolü kaybediyorum’ gibi yorumlamalar gerçek dışı felaket
düşünceleridir. Fizyolojik bir temeli yoktur.
Fiziksel düzeyde hissedilen belirtilerin tek nedeni vardır, o da hissedilen yoğun kaygı ve panik
duygusudur. Bu duygular bedensel belirtileri bizzat ortaya çıkaracak güçtedir.
Bununla beraber yine de yaşadığınızın kalp krizi olabileceğiyle ilgili ciddi endişeniz ve gerçekçi
dayanağı olan düşünceleriniz varsa, kalp sağlığı uzmanlarına bir kereliğine başvurabilir, ilgili tetkikleri
yaptırabilirsiniz.
Ancak doktorunuz kalp hastalığınız olmadığını söylüyorsa. Doktorunuza güvenmek ve ‘ya varsa’,’ya
olursa’, ‘ya yine de kalp kriziyse’ gibi endişeleri beslememek ve bu endişelerin sizi kontrol etmesine
izin vermemek en doğru ve işlevsel seçenek olacaktır.