İşteBuDoktor İndir

GİRİŞ

Borderline kişilik bozukluğu, dürtüsel belirtilerle kendini gösteren, çok ciddi anlamda işlevsel bozulmalar ve intihara kadar varması olası yüksek risk potansiyeli olan oldukça karmaşık bir kişik bozukluğudur. Stern(1938) tarafından ‘’sınırda’’ terimi ile psikanalitik kuram literatüründe ortaya çıkmış fakat çok sonraları; 1980 yılında DSM-III’te ayırt edici tanı ile yer edinebilmiştir. BKB belirtileri çocukluk ve daha ziyade ergenlikle birlikte görülmeye başlayıp, yetişkinlikte anlaşılır derecede işlevsel bozulmalara sebep olur. Genel popülasyonun %2’lik bir oranında görülmekte ve bununla birlikte kadınlarda erkeklere oranla 3 kat daha fazla görülmektedir (Kernberg,1967; Akiskal,1981; Aktar,1986; DSM-5,2000). DSM tanı kriterlerine göre BKB olan kişiler kendine zarar verme ihtimali çok yüksek olmakla birlikte saldırgan, şiddet eğilimli, tutarsız ve ifade olarak yılgın/çökkün bir ifadeye sahiplerdir. Bu kişilerde aşırıya kaçan iştah ve yeme problemleri, motor beceri gerektiren eylemlerde (araç kullanmak, iş makinaları kullanmak gibi) riske kayan dikkatsiz eylemler, kompulsif tutumlar ve alkol kullanımı sıklıkla görülmektedir (APA, 2000,’13, Lenzenweger,2008). Psikiyatri klinikleri ve hastaneye yatış gerektiren tanılarda %20’lik bir oran gözlenmektedir (APA 2000, Leichsenring 2011). Borderline kişilik profilinin belirlenmesi oldukça önemlidir çünkü bu profilin yapılanması patolojik bozukluklardan olan majör depresyon, anksiyete bozukluğu, sosyal ve özgül fobi, yeme bozuklukları, somatizasyon bozulmaları, bipolar bozukluk, TSB, hipokondriyal bozulmalar ve dismorfik bozukluklara yatkınlık barındırmaktadır ( Alnaes, Torgersan 1997).

Bu olumsuz etkenlerin yanında politik anlamda, sosyal politikalar bağlamında da BKB yetişkin profillerin tanı ve tedavisi adına oldukça maliyetlidir. Bu bağlamda ergenlikte erken teşhis ve önleyici tedavi adına yapılan çalışmalar oldukça önemli ve yeni araştırmalara yol açmıştır (Zanarini 2004; Sharp 2007). Yapılan çalışmalar son yıllarda birbirini desteklerken elde edilen bulgular ergenlik dönemi BKB profillerinin teşhisini destekleyen oldukça önemli çalışmalarla gelmiştir (Bondurant 2004; Sharp 2007; Miller 2008). Tüm bu çalışmalardan çıkan sonuçlarla birlikte DSM-5’te ergenlerde BKB tanısına izin vermektedir. Borderline latent dönem semptomlarının değerlendirilmesi klinik semptomlardan ziyade risk potansiyeli olan kişilerin de belirlenmesi adına oldukça önemlidir.

Borderline kişilik bozukluğu tanısı ve izlenecek tedavinin başarılı olması ergen bireylerde kişilik patolojisinin değerIendirilmesindeki hassasiyetin önemini kavramaya bağlıdır. Toplum sağlığı ve sosyal politikalar bağlamında yatkınlığı olan bu profillerin belirlenmesi oldukça önemli ve nesillerin sağlıklı devam etmesi adına katkı sağlayacaktır. Dolayısı ile toplumdan bireye analiz de bireylerin ve ailelerinin de kaliteli yaşam sürebilmesi ve izolasyona maruz kalmamaları adına erken tanı ve tedavi süreçleri belirlenmeli ve geliştirilmeye devam edilmelidir. Faktörlerin belirlenmesinde çevresel ve genetik etmenler rol oynamakta olduğu için çalışmaların çok boyutlu ve korelatif ilişkilerle sürdürülmesi gerekmektedir. Neden sonuç bağlamında BKB çocuk ergen profili belirlenmesindeki

belirteçlerin bu derece ayırt edici olmasına rağmen değerlendirmelerin yapılacağı ölçekler geliştirmek için yapılan çalışmalar sınırlı sayıdadır (Sharp 2012). Türkiye kapsamında 12 – 18 yaş ergen profillerin belirlenmesi adına geçerliliği test edilmiş ve uygulanabilen bir değerlendirme aracı maalesef bulunmamaktadır.

Borderline çocuk kişilik özellikleri (BÇKÖ) değerlendirmesi yapılması için Borderline Personalty Features Scale for Chidren-BPFSC (Bordeline Kişilik Özellikleri Çocuk Formu-BKÖÇÖF) geliştirilmiştir (Crick,2005). Orijinal formunda 24 maddeden oluşan form BPFSC ölçeğinden referansla 11 maddelik kısa formu oluşturulmuş ve pratik bir form oluşturulması adına BPFSC-11 (Borderline Kişilik Özellikleri Çocuk Ölçeği Formu-Kısa Form-BKÖÇÖ) geliştirilmiştir.

Bu araştırma meta analiz çalışmasında ise BPFSC (Borderline Kişilik Özellikleri Çocuk Formu-Kısa Form-BKÖÇÖ) ölçeğinin Türkiye geçerlilik ve güvenilirlik çalışması yapılan araştırmanın (Coşkun,2020) daha düşük örneklem üzerinde değerlendirilmesi ve meta analizi yapılması amaçlanmaktadır.

 

 

 

YÖNTEM

Bu çalışmada tüm bu verilerin 36 kişilik katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcılardan 11 maddelik BKÖÇÖ kısa formunu doldurmaları istenmiştir ve yalnızca BKÖÇÖÇ kısa formu çalışılmıştır. Katılımcıların tamamı gönüllülük esasında çalışmaya dahil edilmişlerdir. Ayrıca katılımcıların sosyo demografik değerlendirmeleri kısıtlılıklar gereği sözlü olarak yapılmıştır. 12-18 yaş aralığında ergenlerden oluşan katılımcıların herhangi bir klinik geçmişi ve/veya tanısı olmamasına dikkat edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen bulgular  BKÖÇÖ formunu Türkiye geçerliliğini test eden; çocuk ve ergen psikiyatri kliniğine başvuran 12-18 yaş arasındaki 168 hasta ve ortaokul ve lise seviyesindeki okullardan alınan 12-18 yaş aralığında 181 katılımcı ile test edilmiş olan (Coşkun,2020); katılımcıların sosyo demografik özellikleri, kişilik özellikleri ve semptom envanterleri çeşitli ölçeklerle test edilmiş ve klinik gruptaki katılımcılara ayrıca ‘’Okul Çağı Çocuklar İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli Türkçe Uygulaması’’2(ÇDŞG- ŞY-T) uygulanmış ve ölçeğin geçerli ve uygulanabilir olduğu sonucunu elde eden daha önceki çalışmalarla (Coşkun,2020)  karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmanın istatistiksel değerlendirmesi SPSS veri hesaplama ve değerlendirme programı kullanılarak yapılmıştır.

 

BULGULAR

12-18 yaş aralığındaki 36 katılımcı ile yapılan BKÖÇÖ formu 10 soruluk kısa formunun soru bazında istatistiksel dağılımı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

 

BKÖÇÖ formu soru dağılımı çalışma kapsamında aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tablo dağılımı orantısal olarak geçmiş çalışmalarla (Coşkun,2020) oran bazında benzerlik göstermektedir.

 

BKÖÇÖ Maddeleri Cevap Dağılımı

 

 

Madde

Hiç Doğru Değil

Neredeyse Hiç Doğru Değil

BazenDoğru

SıklıklaDoğru

Her Zaman Doğru

Çok yalnız hissederim. (BKÖÇÖ-1)

1

6

21

5

3

Bazı insanlara beni ne kadar incittiklerini bildirmek isterim (BKÖÇÖ-2).

2

5

8

13

8

Benimle ilgili önemli bazı şeylerin eksik olduğunu hissediyorum, fakat bunların ne olduğunu bilmiyorum (BKÖÇÖ-4).

1

4

15

11

5

Benim için önemli bazı şeyler hakkında kayıtsız kalırım (BKÖÇÖ-5).

8

7

11

7

3

Bana yakın olan insanlar beni hayal kırıklığına uğratır (BKÖÇÖ-6).

3

5

19

5

4

Kızmak, üzülmek ya da mutlu olmak gibi farklı duygular arasında gidip gelirim (BKÖÇÖ-7).

1

4

6

14

11

Düşünmeden hareket ettiğim için başım belaya girer (BKÖÇÖ-8).

6

8

12

5

5

Önemsediğim insanlar beni terk edecek ve tekrar geri dönmeyecek diye endişelenirim (BKÖÇÖ-9).

7

13

7

6

3

Kendim ile ilgili olarak ne hissettiğim çok değişkendir (BKÖÇÖ-10).

0

2

15

11

8

Birçok kere, ben ve arkadaşlarım birbirimize gerçekten kötü davranmışızdır (BKÖÇÖ-11).

8

14

10

3

3

               

 

 

 

Aşağıdaki tabloda 2020 yılında yapılan BKÖÇÖ geçerlilik analiz çalışmasına ait tablo verilmiştir (Coşkun,2020)

 

Tablo 6.Klinik ve Kontrol Grubu BKÖÇÖ Madde Puanlarının Karşılaştırılması

Klinik Kontrol

 

Madde

Ort

SS

Ort

SS

Çok yalnız hissederim. (BKÖÇÖ-1)

3.08

1.24

2.49

1.08

Bazı insanlara beni ne kadar incittiklerini bildirmek isterim (BKÖÇÖ-2).

3.54

1.07

3.27

1.05

Benim duygularım çok güçlü. Örneğin, kızgın olduğumda gerçekten ama gerçekten çok kızgın, mutlu olduğumda ise gerçekten ama gerçekten çok mutlu olurum (BKÖÇÖ-3).

3.95

1.07

3.71

1.07

Benimle ilgili önemli bazı şeylerin eksik olduğunu hissediyorum, fakat bunların ne olduğunu bilmiyorum (BKÖÇÖ-4).

3.48

1.23

2.85

1.13

Benim için önemli bazı şeyler hakkında kayıtsız kalırım (BKÖÇÖ-5).

2.84

1.18

2.39

0.97

Bana yakın olan insanlar beni hayal kırıklığına uğratır (BKÖÇÖ-6).

3.30

1.24

2.71

1.02

Kızmak, üzülmek ya da mutlu olmak gibi farklı duygular arasında gidip gelirim (BKÖÇÖ-7).

3.77

1.11

3.33

1.11

Düşünmeden hareket ettiğim için başım belaya girer (BKÖÇÖ-8).

2.93

1.26

2.57

1.12

Önemsediğim insanlar beni terk edecek ve tekrar geri dönmeyecek diye endişelenirim (BKÖÇÖ-9).

3.18

1.46

2.60

1.27

Kendim ile ilgili olarak ne hissettiğim çok değişkendir (BKÖÇÖ-10).

3.69

1.19

3.21

1.07

Birçok kere, ben ve arkadaşlarım birbirimize gerçekten kötü davranmışızdır (BKÖÇÖ-11).

3.01

1.19

2.70

1.11

 

Her iki çalışmada da BKÖÇÖ kısa formu maddeleri için kendi aralarında orantısal olarak sınırlılıklar dahilinde tutarlılıklar gözlenmiştir. 2020 yılında yapılan çalışmada (Coşkun,2020) klinik profillerin de dahil edilip her iki grubun karşılaştırılması da yapılmıştır. Fakat bu çalışmada her iki çalışma için karşılaştırma yapılırken klinik grup ölçümün dışında bırakılmıştır. Kısıtlanmış profil değerlendirmesi kapsamında iki çalışma arasında pozitif yönde anlamlı ilişki gözlenmiştir (p<0.001).

 

SONUÇ

Bu çalışmada Borderline Kişilik Özellikleri Çocuk Ölçeği Kısa Form- BKÖÇÖ Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliğininin değerlendirilmesi amaçlanan ve çalışmalar sonucunda ölçeğin Türk toplumu ergenlerinde geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşan geçmiş yıllardaki çalışmanın (Coşkun.2020) geçerlilik ve tutarlılığını daha küçük örneklem grubu üzerinde ayırt edici ve gözlemlenebilen bir geçerlilik oranının elde edilip edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Bu örneklem sayısı ile ölçeğin geçerliliğini test etmek için ölçüm ve istatistiksel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bu çalışmada ki katılımcılardan elde edilen veriler geçmiş yıllardaki çalışmalardan elde edilen verilerle karşılaştırılmıştır. Ölçek formundaki soruların her biri oran olarak karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar klinik örneklem grubu dışlanarak karşılaştırılmış ve bu bağlamda belirgin tutarlılık oranı olduğu saptanmıştır.

 

TARTIŞMA

 

Borderline kişilik yapılanması oldukça kompleks bir örüntüye sahip olması ve patolojik olarak tanı konulduğu takdirde diğer patolojik ve A, B, C grubundaki  kişilik bozuklukları ile benzer ve kesişen semptomatik özellikler taşıdığı için oldukça dikkatli ve hassas bir değerlendirme gerektirmektedir. Keza bu yapılanmada faktörler genotip ve fenotip ilişkisi içerisinde olmakla birlikte; birbirinden bağımsız olarak da ortaya çıkabilmektedir. Bu kompleks yapılanmada patolojik sinyallerini yüksek oranda ergenlik döneminde vermekte olduğu için özellikle bu yaş grubu aralığındaki çalışmalar oldukça önemlidir. Fakat günümüzde çalışmaların geldiği boyut hala oldukça kısıtlı ve güvenilirliği sık sık test edilmelidir. Değişen dünyada literatürde tanımlanan her bir kişilik yapılanması da şekillenmekte ve bulguların değerlendirmesi değişmektedir. Klinik literatürde tanılar net ayrımlarla belirlense de bu araştırmalar da dahil bireysel farklılıkları da göz ardı etmemelidir. Bu genel değerlendirme ile birlikte yapılan bu çalışmada kısıtlılıklar mevcuttur. Sonuçlar tutarlılık göstermiş olsa da örneklem grubu hedeflenen sayının altında kalmış ve klinik tanı alan grupla karşılaştırılma yapılamamıştır. Dolayısıyla bu çalışmadan elde edilen bulguların geçerliliği teyide muhtaç olmakla birlikte yalnızca ergenlerin aile ve çevresi için uyarı niteliğinde ve erken tanı ve önleyici müdahaleler kapsamında aydınlatıcı olabilecek boyutta kalmaktadır. Araştırmacılar için yapılacak yeni çalışmalarda klinik tanısı olan ve genetik yatkınlığı olan ergenlerin dahil edildiği bir inceleme yapılması faydalı olacaktır.

 

KAYNAKÇA

  • American Psychiatric Association, Committee on Statistics. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. Third Edition. Washington, DC: American Psychiatric Association; 1980.
  • American Psychiatric Association. Diagnostic and statistical manual of mental disorders, fourth edition (text revision). Washington, DC: American Psychiatric Association. 2000.
  • Alnaes R, Torgersen S. DSM-III symptom disorders (axis I) and personality disorders (axis II) in an outpatient population. Acta Psychiatr Scand 1988;78:348-55.
  • Akiskal HS, Chen SE, Davis GC, Puzantian VR, Kashgarian M, Bolinger JM: Borderline: an adjective in search of a noun. J Clin Psychiatry 1985; 46:41–48
  • Bondurant H, Greenfield B, & Tse SM. Construct validity of the adolescent borderline personality disorder: A review. The Canadian Child and Adolescent Psychiatry Review. 2004;13, 53–57.
  • Ceylan V. Borderline kişilik ölçeği (Türkçe BPQ): Geçerlik, güvenirliği, faktör yapısı (Yüksek lisans tezi). Hasan Kalyoncu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Gaziantep; 2017.
  • Crick NR, Murray-Close D, & Woods K. Borderline personality features in childhood: A short-term longitudinal study. Development and Psychopathology. 2005; 17, 1051–1070.
  • Gunderson JG, Links PS. Borderline Personality Disorder_.A Clinical Guide. 2008.
  • Kernberg O: Borderline personality organization. J Am Psychoanal Assoc 15:641–685, 1967.
  • Kernberg OF. Early ego integration and object relations. Annals N.Y. Acad. Sci. 1972;

193,233-247.

  • Lenzenweger MF. Epidemiology of personality disorders. Psychiatric Clinics of North America. 2008; 31, 395–403.
  • Miller AL, Muehlenkamp JJ, Jacobson CM: Fact or fiction: diagnosing borderline personality disorder in adolescents. Clin Psychol Rev 2008; 28: 969–981.
  • Sharp C & Bleiberg E. Borderline personality disorder in children and adolescents. In A. Martin & F. Volkmar (Eds.), Lewis’ child and adolescent psychiatry: Comprehensive textbook (pp. 680–691). Baltimore, MD: Lippincott Williams and Wilkins. 2007.
  • Stern A. Psychoanalytic investigation of and therapy in the borderline group of neuroses. Psychoanalytic Quarterly. 1938; 7, 467–489.