- Kategoriler
- /
- Üroloji
- /
- Prof. Dr. Abdullah Armağan
Üroloji
Prof. Dr. Abdullah Armağan
(0
yorum)
-
AdresAtaköy 7-8-9-10. Kısım Mah. Çobançeşme E-5 Yanyol Cad. No: 20 Kat:14 Daire:152
Haritada göster
Açıklama
Prof.Dr Abdullah Armağan, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimini başarı ile tamamlayarak 1992 yılında Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayıp 2002 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur.
2003-2008 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, 2009-2010 yıllarında aynı fakültede Doç. Dr. Olarak çalıştı. 2004-2005 yıllarında bir yılı aşkın süreyle ABD Boston Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü’nde araştırmacı olarak,2010-2015 yılları arasında Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde,aynı üniversitede 2015 yılında Prof. Dr. ünvanını aldı. 2016- Mart 2019 yılında Bahçelievler Medicalpark Hastanesi'nde görev yapmış olup,mesleki çalışmalarına Mart 2019 yılı itibari ile özel muayenehanesi'nde devam etmektedir.
Değerlendirmeler
0,0
Toplam
0
yorum
5
Yıldız
0
4
Yıldız
0
3
Yıldız
0
2
Yıldız
0
1
Yıldız
0
Yorumlar
Soru - Cevap
Doktora henüz soru sorulmamış.
Doktor Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Yakın Çevredeki İlçeler
Yakın Çevredeki Hizmetler
Yakın Çevredeki İlgi Alanları
İlgili Makaleler
Manyetik Alan (PEMF) ve Ultrason (LIUS) Tedavisi Kaynamayan Kırıklarda Etkili mi?
Bebeklerde Hıçkırık Nasıl Geçer? Ebeveynler İçin Pratik ve Güvenli Çözümler
Ortodontik Fonksiyonel Tedavi Rehberi: Çene Gelişimini Yönlendiren Kapsamlı Çözümler
Kilo Vermek İsteyenler İçin Online Diyet: Evden Uygulanabilir Programlar ve Başarı Hikayeleri
VSD Pulmoner Atrezi: Doğuştan Kalp Anomalisiyle Yaşamak ve Uzun Dönem Bakım
Bebeklerde Göbek İltihabı (Omfalit): Belirtileri, Riskleri ve Doğru Bakım Adımları
Yatalak Hastalarda Yutma Güçlüğü İçin Güvenli Beslenme Yöntemleri
Dirsek Kırığı Ameliyatı Sonrası Bakım ve Komplikasyonlar: Tam Rehber
Dirsek Kırığı İyileşme Süresi: Ameliyatlı ve Ameliyatsız Tedavi Sonrası Fizik Tedavi
HSPN Tedavisinde Kortikosteroid ve İmmünosupresif İlaçların Rolü